” Astana’dan Cenevre’ye “

Suriye’deki siyasi çözüm çizgisi hakkında konuştuğumuz zaman, belirli bir coğrafya alanı üzerinde başlatılan, meydan okuyan, sebat ve dayanıklılık gösteren Suriye halkının bedelini ödediği bir savaş’ın sona ermesinden söz ediyoruz demektir. Bugün de savaşın büyük bir zaferle sona yaklaştığından bahsediyoruz.

Kazakistan’ın başkenti Astana’da düzenlenen toplantılardan söz ederken, aslında siyasi çözüm treninin rayına oturtulması ve 20 Şubat’ta yapılacak olan Cenevre toplantılarına bir hazırlık olarak değerlendirebiliriz. Cenevre toplantıları, siyasi çözüm trenine kaçmadan binmelerine fırsat vererek büyük bir hızla yola çıkmasına yardımcı olacak… Trenin hızını arttırarak selametle Şam’a varışını bekleyecek ve siyasi çözümün öncelikleri belirlenecektir. Siyasi çözüm öncelikleri de özellikle söz konusu görüşmelerde büyük güçlerin siyasi çözümün doğruluğu ve askeri seçeneklerin uzak tutulması konusunda öncelikle anlaşmaları gerekiyor. Bu seçenek direnişçi milli kimlikle birlikte, toprak, halk, ordu, bayrak ve liderden oluşan Suriye’nin ulusal ilkelerinden yola çıkacaktır.

Siyasi çözüm çizgisi alttaki ilkelerden oluşacaktır..

1-Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak.

2-Suriye halkının çeşitliliği ve devletin laikliği vurgulanarak Suriye’nin ulusal bütünlüğünü korumak.

3- Krizin sona erdirilmesi için askeri çözümü reddetmek.

4- Suriye halkı kendi kaderini kendisi tayin edecek.

5- İŞİD ve Nusra ile Astana’daki çalışma grubuna katılmayı reddeden terör gruplarına karşı mücadele eden Suriye ordusunu desteklemek.

6- Ulusal çıkarlarla bu çıkarların genişletilmesini desteklemek.

7- Astana’dan Cenevre’ye siyasi çözüm sonucunda, tüm siyasi grup ve güçlerden oluşan genişletilmiş hükümetin kurulmasına davetiye çıkarmak.

8- Ulusal birlik hükümetinin kurulması ardından anayasa değişikliği üzerinde çalışmak.

9- Anayasanın referanduma gitmesinden sonra parlamento seçimlerine davetiye çıkarmaktır.

Yukarıda sayılan ilkeler daha önce de 2011 yılında Suriye yönetimi tarafından çağrısı yapılmış, Cumhurbaşkanı Beşşar Esad’ın da 6 Ocak 2013 tarihindeki önemli hitabında detaylı bir şekilde anlatılmıştır.

Eğer bu bir şeye delalet ediyorsa, Suriye yönetiminin cesareti ve bilgeliğine delalet eder. Çünkü savaş ve edatlarıyla nasıl başa çıkılacağını en iyi şekilde göstermiş, düşmanların kendi elleriyle ürettikleri gerekçeleri de ellerinden çekmiştir.

Diğerlerinin bu ilkelere dönmesi demek, planlarının başarısızlığı ile Suriye’nin Halk, ordu ve lider sistemiyle Çin’den Rusya’ya, İran ve Lübnan’a kadar uzanan direniş ekseniyle birlikte zafer kazandığının itirafından başka bir şey değildir.

Önümüzdeki birkaç hafta içerisinde bu ilkeler ortaya zuhur edilecek, düzenlenecek buluşmalar, seminerler ve konferanslar aracılığıyla söz konusu ilkeler somut hale getirilecektir.

Bu konferanslar Astana’da başladı ve Cenevre üzerinden son durağı Şam’a varacaktır.

Suriye düşmanlarının kuruntuları düşecek, Suriye halkı ve müttefikleri de büyük zaferi kutlayacaktır.

* Dr. Halid El Matrud

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*