” Zehri Hazırlayan Muhakkak Tadacaktır “

Batı’nın dünyanın her bölgesinde, halkların özgürlüğü sloganları ve demokrasiyi ihraç etme adı altında ülkeler ve toplumları bozma hedefiyle burnunu soktuğu her bölgede, başta göç ve kaçış olmak üzere acılar ve acılar ortaya çıkıyor.  Afrika ve Asya ülkelerinin (Müslüman) çoğunda da bu oluyor. ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin sanal savaşları ve terörleri sebebiyle büyük kaçışlar meydana geliyor. Sadece 2015 yılında Avrupa ülkelerine illegal yollarla kaçan göçmenlerin sayısı yaklaşık 1,8 milyon göçmene ulaştı. Bu birçok alanda AB ülkelerine de olumsuz yansıyor. Bu alanlardan bazıları:

  • Ekonomik alanda “kamu maliyelerine yükler-işgücüne etki-göçle mücadeleye ayrılan paralar”.

  • Güvenlik ve politika alanı.

  • Terör olaylarının illegal göçle bağdaştırılması.

  • Avrupalı araştırmacı ve bilim adamlarının çoğunun görüşüne göre ve belki de en önemlisi olan AB ülkelerinin demografik yapısının değişmesi alanı. Karoly Lorant adlı araştırmacının hazırladığı bir çalışmada, Avrupa nüfusunun 2050 sularında 4 milyon artış göstereceğini bunun mukabilinde “Avrupalı Hıristiyanlar nezdinde doğurganlık ve doğum oranlarındaki azalma”dan dolayı Hıristiyanların sayısında 71 milyonluk bir azalma, Müslümanların sayısının ise “ çoğu illegal göçmenler olmak üzere doğurganlık ve doğum oranlarının yükselmesi” sebebiyle de 75 milyonluk artış kaydedileceğini gösterdi. Müslümanların hali hazırda % 6 olan Avrupalı nüfuslarının % 20’lere varacağını da kaydetti.

Söz konusu veriler Avrupa halkları ve elit tabakası nezdinde endişe yaratıyor. Avrupalı ülkelerin çoğunda da sesler yükselmeye başladı. Göçmenlerin durdurulması ve ülkelerine geri gönderilmeleri yanı sıra aralarında “Schengen”in de bulunduğu anlaşmaların yeniden gözden geçirilmesini talep eden ve hatta AB’nin geleceğiyle ilgili sesler de yükselmeye başladı bile. Hayatta kalmasının ne faydası olacak.

Onurlu Vatandaş

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz