İlk Fırsatı Kaçırmamak

Gençlerden biri, güzel çiftçinin kızıyla evlenmeyi temeni etti. Kızı çiftçi babasından istemeye gitti. Çiftçi gence bakıp şöyle dedi: “Oğlum, git ve o arazide dur.

Ben arka arkaya üç boğa bırakacam eğer bu üç boğadan birinin kuyruğunu tutabilirsen kızımla evelenebilirsin”der.

Genç meraya gidip gelecek ilk boğayı bekler. Ahırın kapısı açılır ve hayatında gördüğü en büyük ve en hırçın boğa çıkar.

Bu hırçın ve güçlü boğadan daha güzel bir seçenek olacağını sandığı ikinci boğayı beklemeya karar verir.

Bu yüzden bir tarafa koşar ve boğanın meraları geçerek arka kapıdan çıkmasına izin verir.  Çiftçi ahırın kapısını tekrar açar. İnanılmaz bir şey! Genç adam, böylesi daha büyük ve daha sert bir boğayı hayatında görmemişti.

Boğa gence bakarak ayaklarıyla yeri şiddetle deşiyor horluyor ve salyalarını akıtıyordu. Genç delikanlı, üçüncü ve son boğanın ne olursa oldun  bundan daha kötü olmayacağı kararını verdi. Böylece bir kez daha çite koşarak ikinci boğanın da geçmesine izin verir.

Ahır kapısı üçüncü kez açılınca ve karşısında hayatında gördüğü en zayıf en cılız boğayı görünce yüzünde bir gülümseme doğar.

İşte bu tam da münasip boğasıydı.! Kendisi münasip mekanda durur ve koşan boğanın kuyruğunu yakalamak için üzerine atlar.

Bir de ne görsün boğanın tutulacak kuyruğu yoktu! (Kıssadan çıkarılacak ders) Hayat fırsatlarla doludur.

Bu fırsatların bazılarını yakalamak kolay olacak diğer bazılarını yakalamak ise zor olabilir. Lakin bu fırsatların daha iyisini yakalamak umuduyla kaçmasına izin verdiğimizde geçmiş oluyor.

Bu fırsat da bir daha maalesef gelmiyor. O yüzden her zaman verilen ilk fırsatı değerlendirmeye bakalım.

 

 

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz