Laikliğin Babası İbn Rüşd

Köktenci hareketler Arap ve İslam toplumlarını, siyasi, kültür ve ideoloji kanalıyla kapladı.Arap ve İslam mirasında rasyonel olan her şeyi kaldırmayı amaçlıyor.

Köktenci düşünce bunları ifade etmede olağanüstü bir hacim alsa bilebu hareketlerin dünyaya getirdiği çocuk değildir. Bilakis çok eskiye Peygamberliğin davet tarihine ve İslam dininin birçok yerde yayılmasına, din, akıl, bilinmemezlik ve deliller konusundaki temel konularla ilgili siyasi ve fıkhi çatışmalar bu yayılmalardan doğmuştur.

İbn Rüşd’ün ideolojik ve kültürel açıdan yaptığı çağrı bazı taraflarıyla, ideolojik ve politik akım temsilcilerinin İslam’ın tek temsilcisi olduğunu iddia ettiği bu akıma karşı ideolojik çatışma uygulamaları girişimidir.

Arap-İslam kültürünün içten yenilenmesi ve bu uygarlığı kapsamlı bir insanlık uygarlığı bağlamında ele alma açısından İbn Rüşd’e hacet bugün çok zaruridir.

İbn Rüşd’ün bugünkü çağrısının önemi, Arap-İslam kültürünün karanlık ve gaybiideoloji karşısında her alanda düşünce ve yaşamda rasyonaliteye hakim olma derecesine meydan okuduğu gerçeğinden kaynaklanıyor.

İbn Rüşd’e dönüş, Arap kültürünün akıl, kanıt, çoğulculuk ve farklılığa olan önyargısıdır: İnsanoğlunu ayıran ve gerçeğini ifade eden, insana yer yüzünde Tanrı’yı temsil etme ve ona rağbetme onurunu veren aynı nedenden ötürü, İbn Rüşd’ün zihni tek başına düşünmeye çağırdığı bir dönüştür.

Malezya ile Afganistan arasındaki ve İran ile Sudan arasındaki, Bangladeş’le Almanya arasındaki farka aynı kişiyi ve bazen de dinleri değil, aynı zamanda farklı inanç, bilim ve çalışma arasındaki farka bakın.

Malezya ile Afganistan, İran ile Sudan, Bangladeş’le Almanya arasındaki farka bakın, aynı insan bazen de aynı dinler ancak iman, bilim ve ameller değişmektedir

.İbn Rüşd: “Dinler üzerinden ticaret yapman cehaletin yaygın olduğu toplumlarda popüler ticarettir, eğer bir cahili kontrol altına almak istersen her batılı dini bir örtü ile örtmen gerekir” der.

 

 

 

 

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz