Peder “Elias Zahlawi” ikiyüzlü Batı’ya acılı bir mesaj gönderdi

Peder Elias Zahlavi 6 Aralık 2017’de Avrupa Parlamentosu’nda şunları söyledi: Suriye krizi, en azından rahatsız edici olan soruları gündeme getirdi. Suriye’deki ilk Hıristiyan topluluğun soyundan gelen Arap Katolik papazı olarak, bence Suriye’nin bu savaşta karşılaştığı beklenmedik direncin arkasındaki derin nedenlerden biriyle ilgili kişisel yaklaşımımı size iletmek istiyorum, özellikle Bildiğiniz gibi bu direnişin, Suriye düşmüş olsaydı  aynı kaderin onları tehdit ettiğini bilen müttefiklerinden Suriye’ye koşulsuz destek getirdi. Yaklaşık yedi yıl boyunca hakim olan medyanız, Suriye’deki savaşın iç savaş olduğunu ve bu rejimin halkını cezasız kesen bir diktatör olarak dahil olmak üzere gece gündüz, tartışmasız “Yakinlikler” sunuyordu size. Tüm bunlar sizi, Irak’ı ve daha sonra Libya’yı yok etmek için kullanılan senaryoları hatırlatmıyor mu? Bundan dolayı Birleşmiş Milletler bünyesinde ABD tarafından yönetilen, batıda adete bir kabadayılık yaydı, bunun soncunda 140 ülke tarafından Suriye’ye karşı savaş ilan edildi ve boğucu bir kuşatma yapıldı. Ve tabi insani müdahale ilkesinin uygulanmasındaki başarısızlıkları nedeniyle iddia ettikleri demokrasiye kavuşturmak ve insan haklarını savunmak için, bildiğiniz gibi neredeyse 100 ülkeden seçilen yüz binlerce müslüman “cihatçi” Suriye’ye geldiler… eğitildikten, Silahlandırıldıktan ve finanse edildikten sonra dünyanın en güçlü istihbarat adamlarının liderliğinde Suriye’ye gönderildi. On yıllarca sürekli dalgalarla Suriye’ye aktılar.

Birleşmiş Milletlerin tahminlerine göre bu sefil maceranın sadece insan seviyesindeki sonuçları şu şekildedir: Suriye’de yaşayan 24 milyon insanın yaklaşık yarısı, Suriye içinde ve dışında, karalarda ve denizilerde evsiz yemeksiz yoksuluk hayatını sürdürüyor… herhangi bir dini ve sosyal aidiyetine veya yaşına bakmaksızın Binlerce ölü, Yüzbinlerce engelli, on binlerce kayıp.

Tüm bunlara rağmen Suriye, tüm bileşenleri ile birlikte halk, liderlik, ordu ve devlet olarak ayakta kaldı. İtiraf etmeliyizki Suriye’nin hiç beklenmeyen direncinin birçok soruyu gündeme getirdi ve politik olarak doğru sayılan “yakinlik”lerin birçoğunu şaşkına çevirdi. Kısacası, bu direniş, gecikmeksizin, dütüst, cesur herhangi bir Önemsiz hesaptan ve tutuculuktan uzak araştırmalar gerektiriyor.

Bütün Batı’dan derinden endişe etmeme rağmen yaşadığımız durumun gerektirdiğinden buraya geldiğim için size şunları söylememe izin verin, sizler Batılılar bilinçli ya da bilinçsizce İslam’la hiçbir ilgisi olmayan iki Müslüman dünyasını yarattınız, Onların birincisi, vatandaşlarınızın yapmak istemedikleri işleri yaptırmak için on yıllardır kullandığınız topluluklar, ve bunlar batı’da dağınık kalan sayısız Müslüman topluluğu içeriyor.

Onların büyük çoğunluğu bugüne kadar toplumlarınızın içinde, toplumun ve yaşamın kenarında yaşıyorlar, Aşağı hissetme Kompleksinin yükü altında yaşıyorlar ve bu kompleksin  aniden patlayıcı bir nefrete dönüşmekten korkuluyor, bu nefretle ilgili rahatsız edici örnekler yaşadınız. Bu dünyaların ikincisine gelince, yaratabileceğiniz, kullanabileceğiniz ve “ötekiler”i yok edecek sayısız “cihadcı” grupları içerir. Rahatsız edici bir sürprizle karşı karşıya olmayacağınızı düşündünüz ve Hiçbir güç ona nüfuz etmeyeceği Sadece savunma ağların olduğuna inandınız, ancak çok vakit geçmeden sizi hayal kırıklığına uğrattı!

Hazırlayan: Verud El Ali

 

 

 

 

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz