Meydan Okuyan Suriye Her Zaman Zirvede Kalacak

“Beyler bizler internet çağında yaşıyoruz”. Katar televizyonunun çıyan başı Hamad Bin Casim’in alçaklıklarının sözde devrimlerini bu sözlerle özetlediği röportajını Suriye devrim haydutları hainlerinden duymayan kalmadı. Gerçekten ne olacaktı.

Mümkünse benimle birlikte tasavvur edin. Av kaçmamış olsaydı? Şam bugün yeni bir Kandahar’a dönüşmüş olurdu.  Milyonlarca Suriyeli, İbn-i Teymiyye ile Seyit Kutub’un fıkıh sünnetleriyle vahhabi kan göllerinde, soykırıma uğrardı.

Suriye tümüyle milyonlarla çarpılı bir Libya’ya dönüşürdü çünkü bütün Libya halkı tek bir mezhebe ve tek bir millete tabidir. Oysa Suriye mozaik haritası, tüm Doğu’nun, insan kafalarının yüz yıl sonrasına kadar kesileceği büyük bir mezhep mezbahasına dönüştürüleceği anlamına geliyor.

Av kaçmamış olsaydı? İslamlaşmış ihvancılar Firavunlaşır, okyanustan körfeze kadar her Arap ülkesinde tüylerini dikleştircek, Netanyahu bu yılbaşını, Wall Street Journal gazetesinin geçen Haziran ayında düzenlediği araştırmada ortaya çıkardığı gibi, Kemal Lubvani ile Netanyahu’nun hastanelerinde tedavi ettiği, maaş bağladığı silah ve cephane verdiği diğer “devrimciler” gibi dostlarıyla, Şam’da geçiriyor olacaktı.

İsrail ayrıca bütün gücü, küstahlıkları, fosfor ve misket bombalarıyla Lübnan’a geri dönmüş, direnişle baş başa kalır ikmal yollarını keser, kendi ölçülerine göre planlarını geçiştirmek için bir Cumhurbaşkanı tayin ederdi.

Sevgili okurlarımız bu kabus tek başına bir sihir gibi buharlaşmayacak, ancak Suriye Arap Ordusu kahramanları bu kabusu yenmek için kanlarıyla direndi.

Suriye, zafer ikonu sayın Cumhurbaşkanı Beşşar Esad ile Suriye Ordusu kahramanları güneşin adamları sayesinde her zaman zirvede kalacaktır.

 

 

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz