Türkiye Cumhuriyeti’nin Temellerini Sarsma Aracı.. AKP

Ahmet Süleyman El İbrahim

Türkiye İşlerinde Araştırmacı-Yazar

3-16

Sermaye sınıfının artık insanlığa ve gezegene sunacağı yeni bir şey kalmadığından Eski çağların kültür ve ideolojilerine dönmek için felsefeleri yorumlamaya başladı ve kutsal dini metinler yoluyla insan zihnini kontrol etmek ve kritik bilimsel zihni teknik zihinle değiştirmek için dini tekrar keşfetmeye başladı.

Postmodernistler, liberaller ve neo-muhafazakârlar tarafından Aydınlanma ve modernliğin eleştirilmesi, mevcut tarihsel aşamanın ötesine geçmek için değil, kapitalizmi güçlendirmek için insanlığı eski çağın zihnine yeniden dönüştürmesi içindir.

Buradan postmodernizm, dil, kimlik, kök, ses ve zihin gibi geçmiş ve modern Batılı düşünceye egemen olan merkezi anlatıların yok edilmesine ve aklın tahrip edilmesine dayandığını görüyoruz .. Buna ulaşmak için de Dağılım, şüphecilik, farklılık ve yabancılaşma mekanizmalarını kullanmakla beraber ve marjinal, tuhaf, farklı olanın yanısıra ırk, renk, cinsiyet, kadın ve post-sömürge söylemlere önem verdi.

Soğuk Savaş bittikten sonra dünya hızlı bir değişim evresine girdi 20. Yüzyılda ve öcesi olan Aydınlanma’nın ve bilimsel gelişmelerin ürettiği insanlığın deneyimlerinden vazgeçilerek Modernizm yerini postmodernizm’e terk etti, bilim yerini din’e bıraktı ve zihin yerini mistisizm ve metafizik zihniyetine terk etti, Sosyal, politik ve ekonomik gelişmeler teolojik yaklaşımlarla yorumlanmaya başlandı ve laiklik kaldırıldı.

AKP’nin tamamen iç dinamiklere dayanan bir Türk siyasi parti olduğu söylenemez ya da Türkiye’de kurulan, Birleşik Devletler’deki yeni muhafazakarların görüşünü almadan iç ve dış politikalarıyla ilgili bir görüşe sahip olan bağımsız bir siyasi parti olduğunu söylenemez, dolayısıyla Ahmet Davudoğlunun açıkladığı ve Osmanlı İmparatorluğunun çöküşünün ve  Türkiye cumhuriyeti’nin kuruluşunun yüzüncü yıldönümünü 2023 yılında olgunlaşacak olan yeni Osmanlıcılık projesi da dahil olmak üzere tüm projelerini sadece  Yeni Dünya Faşizmi adlandırabileceğimiz neo-muhafazakarın felsefesi olan post-modern çerçevesinde ele alabileceğiz. Eski Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu, “2023 yılı Orta Doğu’dan çıkmamızın yüzüncü yıl dönümüdür, “1911’den 1921’e kadar çıktığmız topraklarda, 2011 ile 2023 yılları arasında kardeşlerimizle bir araya geleceğiz” demişti. Osmanlı İmparatorluğu haritasını Büyük Orta Doğu haritası ile karşılaştırırsak ve Sadece “Sancak” sözcüğünün yerine “devletcik” sözcüğünü koyarsak aralarında büyük bir benzerlik olduğunu göreceğiz.

Devam edecek….

 

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*