Şam’da Savaş Sona Erdi

Washington genişletilmiş Ortadoğu’daki devletleri ve toplumları yok etme projesini,Çin İpek Yolu Projesi’ne odaklanmasından dolayı ikinci seviyeye getirme kararı aldı.

Başkan Donald Trump’ın Avustralya Başbakanı Malcolm Turnbull’la (İngilizlerin temsilcisi olarak)24 Şubat’ta Beyaz Saray’da buluşmasından bu sonuç çıktı.

Bu bir yandan Anglo-Sakson deniz imparatorluğu arasındaki geleneksel bir çatışma, öte yandan Çin topraklarıyla ticaret projesinden ibaret değil, bilakis aynı zamanda Çin endüstrisinin tüm gelişmiş dünyaya karşı oluşturduğu tehdittir. Her ne kadar eski çağlarda Avrupalılar Çin’den gelen ipek için ağlaşıyor olsalar bile, tüm Batılılarbugün kendi endüstrileri için Çin arabalarıyla rekabet etmekte endişe eymeye başladılar. Pekin yakın zamanda İpek Yolunun tarihi güzergahını Musul ve Palmyra üzerinden geçirmekten vazgeçmesiyle Amerika Birleşik Devletleri, Irak’la Suriye arasındaki topraklar üzerinde uzanan bir hilafet devletinin kurulmasında cihatçıları destekleme işiyle artık hiçbir şekilde ilgilenmiyor. İşte bu yüzden, Rusya ve ABD 24 Şubat’ta Güvenlik Konseyi’ne 2401 nolu karar tasarısını sundu. Kararı metni, bu tarihten bir gün önce tam olarak hazırdı ve hiç bir kelimesi değiştirilmedi. Ancak Rus ve ABD tarafları,dünya kamuoyu ününde üzerinde pazarlık yapıyorlaşmış gibi davrandılar. Zahiri olarak bu karar, Fransız liderliğindeki medya kampanyasına yanıt olarak Guta’daki sivilleri kurtarmak için verildiğini ima ediyordu. Ama gerçekte Türk ve Amerikan askerlerinin çekilme meselesini halihazırda askıya almakla birlikte hemen hemen tüm Suriye için bir çözüm bulma meselesini ele alıyordu. Bu iki gücün ülkenin kuzeydoğusundan çekilmeleri meselesi hakkında bir ittifak daha yapmaları  uzak bir ihtimal değildir.

Aslında Çin, İpek Yolu’nu Türkiye’den geçmeye karar verirse Washington Pekin’i engellemek için, (Tabi toplu soykırımdan sonra Güneydoğu Anadolu topraklarının Ermeni toprağı olmadığını itiraf edersek) ateşi üfleyerek Kürt topraklarında “Kürdistan” yaratmak için son sürat koşacaktır.

Moskova geçtiğimiz günlerde Hmeymim üssüne yeni uçaklar gönderdi. Bunların içinde iki adet Su-57 hayalet uçağı da bulunuyor. Bu iki uçak Pentagon’un Rusya’nın 2025’ten önce hizmete girmesini tasavvur etmediği modern teknolojinin mücevheri.Moskova, bu tarihe kadar Suriye’deki katılımı hava kuvvetlerine ve bazı özel kuvvetlerle sınırlıydı. Ama herkesin bilmediği bir yolla, kara birliklerini de Suriye’ye transfer etti. 25 Şubat şafağından bu yana, Rus ordusu Doğu Guta’da müttefiki Suriye Arap Ordusu’na katıldı. Şu andan itibaren herhangi bir tarafın Şam’a saldırması veya Suriye Arap Cumhuriyetini Rus Kuvvetleri tararfından doğrudan müdahale olmadan devirme girişiminde bulunması imkansız hale geldi. Bunun üzerine 11 Ocak’ta Soçi Barış Konferansı’nın sonucunu havaya uçurmak için gizlice “küçük bir grup” oluşturan, Suudi Arabistan, Fransa ve Ürdün’e ek olarak İngiltere’nin de Suriye’ye karşı herhangi bir kararlı eylem yapmaları artık mümkün değil.

Eğer hepimiz Doğu Guta’daher ikisi de El Kaide’ye bağlı,  (biri Suudi Arabistan’a diğeri Katar’a bağlı) iki silahlı grubun olduğunu bilmediğimizi iddia edecek olursak, yapacağız.Çünkü yakında İngiliz istihbarat subaylarının sınır dışı edilmeleriyle birlikte onlarda kara bir günde hem de hiç kimsenin duymayacağı bir şekilde sahadan çektirilecektir. Bunların dahilinde (bağımsız sınırsız doktorlar örgütü) şemsiyesi altında savaşan Fransız dış istihbarat subaylarıda bulunuyor. Suriye’nin bütün toprakları üzerindeki savaşı henüz sona ermedi Lakin fiili olarak Şam’da bitmiş durumda.

Fransız Düşünür: Thierry Meyssan

 

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*