Türkiye Cumhuriyeti’nin Temellerini sarsma aracı AKP (8 – 16)

Ahmet Süleyman El İbrahim-Türkiye İşlerinde Araştırmacı-Yazar

Postmodernizm, bütünleşmiş toplumsal modellere karşı çıktığı zaman, aslında insanlığı birleştiren değerler, fikirler, düşünceler, ideolojiler, ortak sınıflar, vatandaşlık ilişkileri ve ulus devletlere karşı çıkıyor, Aynı zamanda, karşı çıktıklarının yerine alt kültürleri ve etnik ilişkileri savunurken, Dini grupları, mezhepleri ve yerel kültürleri ön planda tutmaktadır. Ve en önemlisi, Özgürlüğü bu kategorilerin özgürlüğününün sınırları içinde tanımlarlar. İşte bu yüzden liberaller, muhafazakâr – dini siyasi hareketlerin “özgürlüğü“ ya da “özgünlüğü” savunduğuna inanırlar.

Bu fikirler küreselleşme ideolojisinin köşe taşlarını oluşturur. Yeni-muhafazakârlar bu fikirleri olduğu gibi aldılar ve dini bir bakış açısıyla yeniden ürettiler. Bu anlamda, yeni muhafazakar akımı, insan aklına ve bilimsel bilgiye karşı bir karşı saldırı olarak düşünülebilir. Bu bir tür ortaçağ ideolojisidir. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ve onun kuyruğunu tutan Liberaller tarafından temsil edilen yeni muhafazakâr akımının girişimlerinin yanı sıra, burjuva demokrasisini bile reddeden ırkçı ve faşist özlerini gizlemeye çalışan Amerikan neo-muhafazakarların girişimlerin, insan aklının kontrolünü yeniden tesis etme çabasıdır.

AKP, küreselleşme dalgalarının yerel kültürlere öncelik vermesinin, İslami projelerini yürütmesi için bir fırsat yarattığına inanıyor. Çünkü yeni Ortadoğu projesi ve ılımlı İslam stratejisi sadece basit bir jeostratejik akımı değil, arkasında büyük bir ideolojik barajı duran küresel bir gerici saldırıdır. Ve AKP, Türkiye ve bölgede bu saldırının sadece bir aracıtır.

Bu nedenle Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, El Kaide ve onun türevlerinin da bu projenin askeri taşıyıcıları olarak kurulduduğu gibi Amerika Birleşik Devletleri tarafından üretilen Büyük Ortadoğu projesi ve ılımlı İslamın politikasının ideolojik taşıyıcısı olarak kurulduğunu söyleyebiliriz.  Böylelikle, bu parti Washington’da tasarlanan ve planlanan ve yaratıcı kaos teorisine, yani ulusal devletlerin ve entelektüel, sosyal ve tarihsel yapıların sökülmesine ve ABD’nin stratejik çıkarları doğrultusunda yeniden düzenlenmesine dayanan ve Ankara’da uygulanan bir siyasi proje olarak düşünülebilir.

 

 

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz