Türkiye Cumhuriyeti’nin Temellerini Sarsma Aracı.. AKP

Ahmet Süleyman El İbrahim Türkiye İşlerinde Araştırmacı-Yazar  11-16

Ne demeli? Yukarda Graham Fuller’e ait satırlar bir “analiz” olmanın ötesine geçmiyormu? Çünkü bu Öngörüdeki her şey neredeyse gerçekleşmiş durumda. Fuller, analiz yapmıyor tasarlanmış ve bir ihtiyat payı bile bırakmaya gerek bulmayan kesinlikteki bilgilerden (dikket henüz AKP’nin adının bile ortada olmadığı 2001 yılından söz ediyoruz) hareket ediyor.

Eğer Fuller bir falcı değilse, yeryüzünde bu kesinlik ve şaşmazlıkla ortaya konulan başka bir siyaset öngörüsü örneği varmı?.

Şimdi biraz geriye, Irak Savaşı öncesine dönerek Tayyip Erdoğan ve AKP’nin ABD’de iktidara hazırlanma sürecine yakından bakalım. Daha da önemlisi, ABD yönetimi ile AKP arasındaki stratejik-tarihsel işbirliğinin nasıl kurulduğunu mercek altına alalım.

Washington’da, 10 yılı Milliyet gazetesinin temsilciliği olmak üzere 18 yıl gazetecilik yapan, genç yaşta kaybettiğimiz Turan Yavuz’un (1956-2007) Destek Yayınları’ndan Mart 2006’da çıkan ve 11 baskı yapan son kitabı “Çuvallayan İttifak”

bilgi ve doğrudan gözlemler içeriyor.

Yavuz’un kitabı, AKP’nin Washington’da nasıl projelendirildiğini, başlangıçta iç dinamiklere dayalı olarak gelişen bu hareketin ABD tarafından nasıl kontrol altına alındığını kanıtlarıyla ortaya koyan en önemli çalışma niteliğinde. Kuşku yok ki bu işbirliği karşılıklı çıkarlara dayanıyor.

Turan Yavuz, ABD-AKP ilişkilerini deşifre eden bir dizi gizli randevuyu ve görüşmeler zincirini yer, tarih ve hatta saat vererek anlatıyor.

Burada ABD istihbarat raporlarında yer alan “köylerden gelen bilgi” terimini belirtmeliyiz.

“Amerika gibi süper güçler, Türkiye gibi bir ülkenin nabzını ölçmek için “köylerden gelen bilgilere” güvenmektedir ve bu bilgilere büyük önem vermektedir.

İstanbul ve İzmir büyük şehirlerindeki büyükelçiliklerde ve konsolosluklarda diplomatların bu şehirlerdeki aydınlar, gazeteciler ve işadamları ile yapılan toplantılarla derlenen verilere çok güvenilmez.. Amerika için önemli olan, “Anadollu insanları ne diyor?”  sorusunun cevabıdır.

Türkiye’de 40.000 köy varsa, Amerika 40-50 köyde olup biteni takip edip onları bilgi toplama alanına dönüştürecek. Bu yeni değil, uzun süredir devam eden bir yöntem.

Devam edecek…

 

 

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz