Ben Goryon’u Uyandırın İsrailliler Dönüş Trenine Bindi

Siyaseti iyi okuyanlar, düşüş merhalesini aşmasından sonra Suriye Devletinin, büyük hasarlara uğramasına rağmen bu savaşta kaybedenlerin en büyüğü olmayacak, çünkü savaş Suriye’ye var olma çatışması olarak empoze edildi. Alternatif İsrail’in düşmanlığını haram kılan barışçıl rejim olsun veyahut da kendi aralarında çatışan küçük devletçikler olsun kendi kendine tehlike teşkil etmekten başka hiçbir işe yaramayacak ve çoğu da koruma talep etmek için İsrail’in yakınlığını kazanmaya çalışacaktır. Bu da bu savaşın sözde İsrail devletini korumaktan başka hiçbir hedefi bulunmadığını gözler önüne seriyor bununla da kalmayıp kökleştirdiği gibi bölgede tek hakim ülke olması için nüfuzunu yaymasını öngörüyor.

Suriye devleti düşmanlarının da itirafıyla zafere erişen ülke olup nihai zaferini ilan etmesi için fazla da bir şey kalmadı. Başlangıcından beri eğer bu savaş var olma savaşı ise doğal olarak bittiğinde yenilen taraf için de var olma savaşı olacak. Var olmakla ilgili olan yenilen taraf ise terörist örgütler veya onları destekleyen ülkeler deri çünkü hepsi vekildir.

Asıl taraf olan İsrail’dir ki direniş ekseninin kırılmasından ve Filistin sınırından uzaklaştırılmasından faydalanan tek taraftır. İsrail özellikle Amerika’nın İran ile nükleer ittifakından çekilmesi ardından Suriye coğrafyasının tamamını kapsaması için saldırı alanlarını genişletmekle yeni çatışma kaideleri empoze etmeye çalıştı. İsrailliler bunu bölgede istediği gibi cirit atması için yeşil ışık olarak tefsir etti. İşte bu yüzden İsrail saldırılarının Halep kuzey kırsalına kadar uzandığını göryorduk. Suriye’nin, Suriye-İsrail kaidelerinde şok etkisi yaratan ve nitelikli bir aşama teşkil eden, son cevabındaki temel noktada burada yatıyordu. Bütün herşey çıplaklığıyla ortaya çıkarken İsrailli liderler, ne karardaki cüret bakımından ne füzlerin yoğunluğu, dakikliği ve tesir gücü ne de hedef alınan hedeflerin hassasiyeti bakımından, bu güçte bir darbe telakki edecekleri hesabını kesinlikle yapmamışlardı.  Bunalımlarının artmasını bir kaç faktöre dayandırabiliriz.

Bunlardan biri Suriye’nin askeri gücü ile destekçilerinin özellikle de işleri sakinleştirmeya çağrı yapmakla yetinen Pentagon’un hacminin bildirilmesi oldu.İsrailli liderlerin korkmuş olan kendi kamuoyuna sanal bir zafer elde ettiklerini göstermek ve İsrail’in askeri gücünü geri kazandırmaları için Golan’a sadece ve sadece 20 füzenin atıldığını iddia ettiler! Hedef alınan bütün yerlerdeki hasarların üzerini de tamamen kararttılar.

Bununla da yetinmediler İran’ın, güçlü bölgesel ülkenin, Golan’da orularının mevkilerini hedef alan ülke olduğunu, İsrail uçaklarının da Suriye toprakları üzerindeki bu gücün alt yapılarının çoğunu yıktıklarını, tekrar tekrar dile getirdiler. Ama İran’ın ulusal güvenlik komitesi başkan yardımcısı “Abul Fadl Hasan Bigi”, ülkesinin İsrail mevkilerine füze saldırısını düzenlemediğini yalanlaması ve bu saldıryı Suriye’nin düzenlediğini söylemesiyle,umutlarını tamamen altüst etti.

Bu açıklama İsraillilere açık bir mesaj olmakla birlikte olanların vaad edilen İran cevabı olmadığını, İran cevabının halen vaat olduğunu, büyük ve gelecek olmasında yatıyor. Buradan da 1974 yılından bu yana örneği görülmemiş Suriye cevabının, İsraillilere geleceğin daha muazzam olacağını müjdeliyor. Bu sadece savaştan iyileşme alametlerinin zuhur etmesi değil bilakis Suriye ve direniş ekseninin de varoluş çatışmasını İsrail yarı alanına taşımak için tam bir şekilde hazır olduklarını da gösteriyor.

Gassan El İstanbouli

Kaynak: almayadeen.net

 

 

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz