Hindi Özelinde Tedmur Ritüeli

Dr Beşşar Khleif, (eski Arap Doğu medeniyetinin  tarihi ve manevi özellikleri- Tedmur modeli, fikri yaklaşımı) adlı değerli çalışmasında: 129 miladi yılında İmparator Adrian Tedmur’u (Palmyra) ziyaret ettiğinde Tedmur’a “sihirli kent” lakabını verir.

Bu da İmparatorluk hazinesine vergi ödemekten muaf kılmış dolayısıyla Tedmur’un ticaret ekonomisine büyük bir ivme kazandırmıştır.

Adrian’ın Bahreyn’e Tedmurlu bir vali atadığı Tedmurluların yönetilmesi için başka kentlerde teslim etmiştir. Bu da Tedmur’un uygarlığını ve Tedmurluların canlılığını ve yayılmalarını ispat etmiştir.

Dr Khleyf şehit Dr Halit Asad’tan naklen aynı çalışmasında: “Tedmurönemli bir ticaret merkezi haline geldi, bununla da kalmadı, endüstriyel doğu ile tarımsal batı arasında bütün dünyada uluslararası ticaretin başkenti oldu”, dediğini aktarıyor.

Doğru ve uygun analizinin tek bir manası olan arkeolojik yazıtlardan elde edinilen bu bilgilerin, Tedmur’un o asırda Roma’nın siyasi ve askeri başkenti olmasıydı. Antakya’nın ise, St Peter Kilisesi, Hac Dağı ve o asırda Romalı meşhur şair Juvenal’ın (Desemus Aonius Aovinalios) Asi’nin sellere kapılarak mukaddes nehir  Tiber Nehrini  (mukaddes Roma Nehri) kapladığını anlatmasıyla, dini başkenti olmuştur. Bu söylemi halen Roma ahalisi tarafından dillendirilmekte edebiyatçıları tarafından şimdiye kadar eserlerinde ele alınmaktadır.

Roma İmparatorluğunun kurulmasından çok öncelere dayanan muhtelif eski doğu Kiliselerinin halen dayandığı Antakya ve Tedmur’la ilgili hadisler, aynı Büyük Asur asırlarında büyük Asur ve mukaddes Babil’le ilgili hadisler gibidir.

Başkentlerin değişimi ise tarihi bakımından ünlü ve tarihi bakımından tespitliydi. Örneğin Abbasiler, aralarında Samarra, Rakka, Şam ve Kahire’nin de bulunduğu birçok başkent arasında taşınadurmuşlardır. Bu anlamda İmparator Adrian’ın şehirlere Tedmurlu Vali ataması da çok normaldir.

Tedmur’un Körfez’de Mısır’ın Asvan şehrinde limanları, Fırat kıyılarında Halebiye ve Zelebiye gibi askeri kaleleri olması, dünyanın dört bir tarafında ticaret merkezlerinin bulunması, tüccarlarının ise çalışmada bahsedildiği gibi Hint tüccarı olması gayet doğaldır. Bu uluslararası başkentin özgür şehir adını alması, İmparator Adrian döneminde hiç kimseye vergi ödemeyerek vergiler alması da, özellikle de “özgür” sıfatıyla taçlanan bu şehir Yunancada Dorean olarak adlandırıldığını bilmemiz gayet tabiidir.

Noel Bayramında Hindi adını alması da, aynı özgür ve Adrian sıfatlarında olduğu gibi Ezine ve Oreillean arasında tarifi özgür duygularına ne dersiniz? Emevi ve Abbasi halifelerinin saraylarına verdikleri “üzün”den (kulak) türeme kulak verme Latincede ise auris adının batılı ülkelerce Oreille ondan da ismi fail olan “an” ekini almasıyla Oreillean haline geliyor. Hiç şüphesiz Noel’in Hindi’si örfünde olduğu gibi mukaddes bir Tedmur ritüeli olacaktır.

Özellikle de Homs ili Güneş Tanrısı da mukaddes Roma’nınTiber Nehrini kaplayan Asi Nehrinin taşmasına neden olmuş ve büyük imparatorlar doğuran rahmi vermiştir. Lakin Tedmur’un dünyanın baş tacı, özgür şehri ve mukaddes palmiye vahalarıyla  o asırlarda Doğu’nun her zaman sanayi bakımından Batı’nın ise ziraat bakımından ilerde omasını detaylı bir şekilde düşünmemiz gerekiyor.

Yazan: Esed Zeytun

 

 

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz