Esad ve “stratejik Fay hattı” … ve uluslararası denge

  •  Nasır Kandil                                                                                                                                                

Suriye’deki savaştan ve Arap ülkelerindeki Batı’nın baharından önce, Cumhurbaşkanı El Esad, bölgedeki Amerikan rolünü ve varlığını etkileyen krizlerin yarattığı stratejik boşluğu’nun yanısıra Jeopolitik ve onun bilimlerindeki denklemlerde büyük bir değişim olacağını gördü.

böylece bölgesel coğrafyalar artık dağlar ve çöller gibi kara sınırlarıyla belirlenmediğini, dolayısıyla özelliklerine ve standartlarına göre bölgesel bir coğrafya olarak ele alınan Orta Doğu kavramının ve kavramının düşmesine neden olduğunu gördü. Bu noktadan yola çıkarak Yeni coğrafyalar kavramı deniz sınırları ve büyük su geçitlerile tanımlanabileceğini, Orta doğu teriminin yerine Hazar Denizi, Karadeniz, Körfez, Akdeniz ve Kızıl Deniz ile çevrili beş deniz bölgesi olacağını belirterek,böylece Rusya, İran, Türkiye ve Avrupa-Akdeniz ülkeleri, aynı tehlike ve çıkarlara sahip tek bir coğrafi bölgede olacağını söyledikten sonra bölgesel güvenliği sağlamak ve ekonomik işbirliği kurmak için bölgenin büyük güçleri arasında bölgesel bir işbirliği sistemi kurulmasına çağrıda bulundu.

Amerikalılar bu kavramı görmezden geldiler ve eski geleneksel anlayışta ısrar ettiler, Avrupa ve Rusya, güç ve büyüklük farkıyla en azından ABD kadar  eski bölgeyle yani Orta Doğuyle ilgilenen eşit olarak ortaklaşan süper güçlerdir.

Ve Suriye savaşı başladı. Savaşın sonunda, en az son beş yılında, Amerika’nın bu bölge’nin “dışında” olduğunu anlayarak Filolarını çekimeye başladı. Avrupa Amerika’yla uyum sağlamaya çalışsa da bölge’nin organik bir parçası ve demografik, güvenlik ve ekonomik endişeleri var. Şimdi, İran nükleer dosyasında Avrupa, uzun zaman önce reddettiği ve göz ardı ettiği bu hususları nedeniyle ABD’den ayırmak zorunda kaldı.

Türkiye ise gerçeği ne kadar görmezden gelse de Washington’un çizdiği çizgide devam edemeyecek çünkü bu çzgi Türkiye’nin kalbinde bulunduğu bölgenin istikrarına önem vermiyor oysa Türkiye’nin en ileri düzeydeki çıkarları bölgenin devletlerin varlıkları ve toprak bütünlüğü koruma zorundadır.

Ve şimdi ciddi maceralardan sonra ve yarı-dönüşten sonra, politikasını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini anladı ve daha fazlasını keşfedecektir. Yabancı bir bölgeye giren yabancı bir güç olarak muamele gören Rusya ise, iç içe geçmiş çıkarları ve korkuları keşfediyor. Onun üstünlüğünden yola çıkan Amerikalı, bu üstünlüğün her yerde geçerli olduğunu keşfeder. Jeopolitiğe mahkum bir üstünlük.. Amerikalıların girmeye cesaret edemedikleri bölgelere, Ruslar cesaret ediyor.. sorunun kökeni, hala Beş Deniz olarak adlandırılan stratejik kavramıdır.

Daha önceki dönemlerde ve Suriye’ye karşı savaş fikrinin ele alınması bağlamında ve Batı’yı yanlışa girmemesi gerekliliği konusunda uyarıda bulunan Cumhurbaşkanı Esad, “Suriye bölgenin fay hattı. Zeminle oynarsanız, deprem olur” dedi. Bu da Jeopolitikte stratejik bir metindir yani Tarihi ve coğrafi konumunun yanısıra politik durarlğının doğası gereği dünyanın coğrafyasında kilit varlıklar/devletler bulunmaktadır, Suriye bu tip varlıkların bir örneğidir.

Ve bu sadece yeni bölgesi olan beş deniz’in ülkeleriyle olan yakınlık ve karışıklık ile ilgili değil, aynı zamanda fay hattı ülkeleriyla olan ilşkisiyle ilgilidir. Bu ülkelerde herhangi bir değişiklik komşu ilkelerinde aynı değişikliklere yol açacaktır. Ancak meydana gelen deprem sarsıntıların sınırlarını tahmin edilemez ve böylece Suriye’nin laneti bu ülkelere ulaşır. Başkan Esad, özellikle fay hattı kauramı konusunda Batı ve Avrupa’nın hatırasını yeniden canlandırıyor. Suriye’nin, mezhep ve ırkların üzerinden bölünmesi, Türkiye, Irak ve Suudi Arabistan’ın bölünmesine yol açacak ve belki de fay hattını etkileri daha da ilerleyecektir. Ukrayna fay hattının kapısından Zaten bölünmüş Balkan devletleri daha çok bölünecek, ve Birleşik Avrupa’daki bütünleşik varlıklar da çökecektir.

Beş deniz ve fay hattı denklemleri, siyaset ve strateji bilimlerindeki teorik denklemlerin bir parçası.

Tıpkı ölümsüz Cumhurbaşkanı Hafız Esad’ın geliştirdiği İran’la ilişkilerinin ve direniş ekseni seçiminin temelini oluşturan İsrail işgal oluşumuna karşı yarattığı stratejik denge kuramı olduğu gibi, Batı da, Başkan Beşşar El edadın denklemini anlayamadan Suriye ve cumhurbaşkanı ile anlaşma yapamaz.

  • Kaynak: “katehon.com”

 

 

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz