Haram İdeolojinin Çocukları… Bernard Levi’nin Kalıntıları

Yamen Ahmet Kalemiyle

Çirkef suçun filozofu Bernard Levi’nin mesajının tasfiye dilmesinden sonra şüphesiz (Bernardlı) hezimetlerin coğrafyasını örtmesi için akıllı rolünü giyecek aptal bir fenomenin doğumunun yapılması gerekiyor. Şam’dan Bağdat’a kadar uzananbu hezimetlerin üzeri sadece savaşa karşı değil savaş dahilinde çayışmayı bırakmakla yani kendimizi ümmet için savaşa karşı savaşmak için anlaşan taraflar değil  yönetim için çatışan taraflar olarak bulduğumuzu görüyoruz.

Mezhepsel zehirlerle aromalandırılmış palyaço nesnelerinin zuhuru Arap Baharı yandaşlarının hegemonya altında kalması ve gereçeğe doğru eğilimlerini önlemek için Bernard Levi’nin proje cesedini korumaya yönelik operasyondan başka bir şey değildir. Bölgede olanlar devrim değil plandır.

Fitneyi cihat, ihaneti diyanet kılmaya çalışan Adnan el Arur, Ureyfi ve Karadavi gibi (liberaller ve düşünürler) fenomenlerinin başarısızlığı (devrimcilerin) de cihadist yalanları ve Suriye Arap Ordusuna karşı saldırda bulundukları her mevkide hezimete uğrayan (mücahitler) ile savaşan meleklere yönelik rivayetlerinden de bıkmalarından sonra durum saçmalığa dönüşmüş ne mücahitlerle cehennem cephelerinden savaşan şövalye kalmış ne de Suriye Arap Ordusunu siccil taşlarıyla taşlayan ebabil kuşları kalmıştır.

Yedi yıl süren sözde din adamlarının zırvalarından sonra hezimet insanlık tarihinde en yıkıcı palan cüssesini restore etmede program sunucuları kusmuştur.

Palyaçoluk ve saçmalıklarla meydana gelenler gerçekte Şam ve Bağdat şövalyeleri yakınlarında hezimete uğramadan önce saçma sapan inanışlarına karşı koymada palyaçolarının ölmesi ardından hezimet gözyaşlarını örtmek için ölüm çığlığından baika bir şey değildir. Dünyada Arap Baharı yalanının acısıyla ağlatanları güldürmekten başka ölüm sızlayışlarını kapatacak bir hileleri bulunmuyor. Onlar bölge ahvalleri ve çatışma cehennemini saçmalıklarla ve palyaçulukla tedavi etmiş ve bununla bölge halklarına ellerindeki en ala olanı sunmuşlardır.

Stüdyoları da hezimete uğrayan düşmanın vurucu gücünü temsil ediyordu. Eğer Kasyun’dan (Şam Şehrini Sembol Eden Dağ) öç alabileslerdi Şam’ı direnişçilerin başkentiyken palyaçoların başkenti yaparlardı. Che Guevara da aramızda olsaydı onunla dalga geçerlerdi çünkü insanlık mesajı sahipleri Yahudi filozof Bernard Levi hülyalarının devrimcileri yanında olmayacaklardır. Çünkü Cehe ve Fidel ile cephelerde bir siyonisti, Karadavi’yi de Libya cephesinde bir devrimci olarak görmen mümkün değil. Çünkü o Ömer Muhtar’ın düşmanlarına karşı değil torunlarına karşı savaşmıştır. Bildiğim şey, devrimin, entelektüel mucizelerle zenginleştirilmiş, uğursuz bir gerçeklik ve felsefi doktrinin karşısında ahlaki bir mesaj olmasıdır.

Bu nedenle devrimin palyaçolar ve alay edenler üretmesi imkansızdır çünkü kutsal sebep onlara ihtiyaç duymaz. Devrimin alaycı ve gösterişli bir nesne olması için mejesteleri tahtından vazgeçmesi mantıklı bir şey değildir. Çünkü gerçek devrimci, mesajını ileten mesajverendir eğer mesajı düşerse kendisi de düşer. Arkadaşım: Devrimcilerin mücadelesi onların durumlarının saçmalık stüdyolarından bitmesinden daha mukaddestir.

Ateş ve nurdan bir devin düşmanıyla savaşması için kendi zatını  yok etmesi düşünülemez.

Devrimci, ışık düşüncesi krallığından gelen öğretmendir, öğretmen öğrencilerine hem akıl ayetleriniverip hem de onlara karşı zafer elde edemeyenlerden alay etmez. Çünkü o birliklerini bölen bir kırılma değilherkesin kurtarıcısıdır. Bunun için ben devrimcinin halka düşmanların minberlerinden değil peygamberlerin minberlerinden hitap eder.  Çünkü bölge toplumlarının çatlamalarıyla işbirliği yapan bütün bu sapıklıklarla alay edenlerin en büyüğü Siyonist düşmandır.

 

 

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz