Körler Ülkesi

Aşağıda okuyacağınız hikaye yazar Herbert. C. Galler’in en meşhur kurgusal hikayesidir.

1936’da ilk kez basılmış ve bugüne kadar gelen ve halen de dünyanın en güzel hikayelerinden biridir.

Hikayenin yazarı bizlere Andes dağlarında uçsuz bucaksız bir köyde yayılan garip bir hastalıktan söz eder. Büütn köy halkı körlük hastalığına yakalanır. İşte o andan itibaren dışarıyla olan bağlantıları kesilir ve köylerinden hiç çıkmazlar.

Körlük hastalığıyla uyum gösteren köy ahalisinin nesiller boyu kör evlatları doğdu ve böylece köyün bütün ahalisi körlerden oluştu ve aralarından tek bir kişi dahi görmüyordu.

Günlerden bir gün Njons adlı dağcı, bu spor dalını yaparken ayağı kayarak ta zirveden köye kadar yuvarlandı. Dağcı yara almadan kurtuldu. Köyün dahiline girdiğinde insanları çağırmaya başladı. Yanından geçtiklerini ve onu kimsenin görmediğini farketti. Burada körler ülkesinden olduğunu farketti.

Bir grubun yanına giderek onlara kendini tanıtmaya ve kendisinin kim olduğunu ve köylerine nasıl geldiğini ve kendi beldesinde insanların nasıl gördüklerini anlatmaya başlar.

Görme kelimesini söyler söylemez insanlar onu soru yağmuruna tutmaya başladılar: “Görüyorların” anlamı nedir? Nasıl? İnsanlar nasıl görür? diye orada bulunan insanlar alay etmeye ve kahkahalar atmaya başlarlar. Bundan daha da öteye giderek adamı delilikle suçlamaya başlarlar. Bazıları ise Njons’un gözlerini çıkarmaya karar verirler ki saçmalığının ve deliliğinin kaynağı olarak var saydılar.

Hikayenin Kahramanı Njons, görme kelimesinin anlamını ve görmeyenin görme duyusunun anlamını bilemeyeceğini açıklamakta başarısız olur.  Njons kendi kendine körlüğün nasıl olurda doğru olduğunu görmenin de nasıl hastalık haline geldiğini sormaya başlar?

“Körler ülkesi,” salih olmayan ve hegemonyacı ideolojilerin hüküm sürdüğü toplumda cehalet, kaos, yolsuzluk, az gelişmişlik, yoksulluk, şiddet ve hoşgörüsüzlüğün bulunduğu her toplumdur. İçindeki herhangi bir aydınlatıcı davet red ile birlikte şüphe ve şiddetle karşı karşıya kalır. Bu körler ülkesi, nefret tohumlarının ekildiği mezhepçiliğin kol gezdiği, başkalarından nefret etmek ve farklı olan her ferde zararın ulaştırılması için tebrir eden toplumlardır. Allahın nuru gözünüz ve basiretiniz olsun..

 

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*