Golan Sınırı Tamam, “İsrail” Ne Durumda?

“Nasır Kandil”Yazdı

İsrailli stratejik analist Ben Caspit 2017’de şunları yazdı: Halep Savaşında silahlı grupların yenilmesinden sonra, Suriye’nin geleceğini tahmin etmek ve değişimlerle başa çıkmak için yeni bir stratejik vizyon çizmek amacıyla,İsrailliaraştırmacılar ve analistlerin stratejik-ideolojik çalışmanın sonuçları tedavül edildi. Ünlü Monitör sitesinde şunları söyledi:”İsrail” hezimete uğradı, bahsi kaybetti ve fırsatı da kaybetti.

Kaspet, İsrailli bir güvenlik kaynağının itiraflarından naklen,

“İsrail’in Suriye’deki durumu değerlendirmekte başarısız olduğunu itiraf etmesinin zamanı geldi.

Tel Aviv beş yıl önce, Suriye’nin daha önceki durumuna geri dönmeyeceği inancındayken, bugün Suriye’nin o günlere geri döneceği çok açık ve net oldu. Hatta gelişmeler Cumhurbaşkanı Esad’ın zafer ilanının yaklaştığına işaret ediyor. Bu adımı yakında Suriye’nin yeniden kalkınması ve imarı takip edecek”.

Kaspet, İsrailli askeri ve istihbarat analistlerinin tümünün, savaşın başkanlık sarayı çevresinde döndüğü veya işgal altındaki Golan’ın karşısındaki bölgelerde bir güvenlik kordonunun kurulduğu zaman,  Suriye ve başkanına tam bu andaölümcül darbeyi indirme fırsatını kaçırmalarından dolayı pişmanlıkları üzerinde hemfikirler.

İsrail işlerinde analist Kaspet, tehlikesi geçmişinden daha büyük olan bir Suriye’den savaş sonrasında doğacağı tahmininde bulundu.

Bu güvenlik kaynağına göre bu gücü, Suriye devleti temelde Hizbullah’a bağlı olan Irak ve İran’la ilişkilerinden alacaktır. İsrail’in o zamandan beri dayandığı ve gelecekler için politikalarıyla hazırlıklarını kurduğu plan budur.

İsrail Halep’in kurtuluşu ile Suriye Ordusunun Golan sınırlarına ulaşacağı an arasındaki dönem boyunca Suriye devleti ile kesşn zaferden sonraki meydan okumalarıyla karşılaşacağı zorluklarda yardımcı olacak çatışma kurallarını empoze etmeye gayret gösterdi.

Kendisiyle Suriye ve yanında müttefikleri arasındaki irade savaşı,Suriye’nin de hava sahasını İsrail uçaklarına kapatması, daha sonra ana başlığı “hiçbir saldırı karşılıksız kalmayacaktır” olan çatışma kurallatı koyması, bunun dahilinde Rus arabulucu kanalıyla karşılıklı mesajlaşmalarla beliginleşen istihbarat savaşınını refakat ettiği, Golan’da derinlere karşılık vermede füzeli uzun gecede olduğu gibi, daha sonrasında, başkent Şam’da hükümlü mevkilerin hedef alınması halinde İsrail varlığının derinliğindeki stratejik tesislerin vurulacağıyla ilgili ültimatom içeren son Suriye mesajından sonra ateşkese varıncaya kadar, angajman kuralları empoze etti.

Bugünyenilgiyi zafere dönüştürme girişimleri kazanma girişimleri,uzun yıllar boyunca görmezden geldiği ve Lübnan toprakları dahilinde işbirlikçi gruplardan oluşan bir güvenlik şeridi oluşturmaya çalışan İsrail’in “güney Lübnan’ın kurtarılması bir direniş zaferi değil bilakis 18 yıl önceki BM kararının uygulanmasıdır” demesine, aynı 2000 yılında cereyan edenlere benziyor.

İsrail bugün Suriye’nin bölünmesş ve bölüştürülmesi, güvenlik kordonu adı altında pay edinmesi umuduyla uzun yıllar çiğnediği ve ayaklar altına aldığı ateşkes ittifakını hatırladığı aynı durumdadır. Kendisini koruması için  El Kaide örgütüne güveniyorum demekten hiç utanmadı ancak durumlar 2011’den öncesine dönmeyecektir. İsrail’in Golan’dan çekilmesiyle ilgili BM kararlarını uygulamayı ateşkese dönme ilanına, Suriye Ordusunun ve hava savunma sitemlerinin yükselen gücünden ve Suriye ordusuyla direniş ekseni bütün güçler arasındaki askeri ve stratejik tekamül hacmine bağlamasından kaygısının anlamı budur.

Suriye’nin zaferinin bölgede jeostratejik duruma çok büyük tepkiler bırakacağı kesindir. Bundan etkilenecek ilk taraf da «İsrail» olacaktır. Suriye’nin zaferi, direniş ekseni bütün güçlerin toplu zaferdir. Medya’daki

Elbette, medyadaki huysuzluğun hezimeti zafere dönüştüremeyeceği de kesindir.

Kaynak “elbinaa”

 

 

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz