Suriye Savaşı Esad’ın “beş denizi” bağlama teorisi’nin uygulama sürecini başlattı

Mehran Nizar Gatrof

2011’in ortalarında Suriye savaşının başlangıcından bu yana, İsrail Ulusal Güvenlik Enstitüsü’nde ilk kez bu savaştan söz eden Amerikan Profesörü Max Mayrowink’nin dediği gibi, savaş alanı olan Ortadoğu bölgesinde ve uluslararası arenada yeni kavramlar ve terminolojiler ön plana çıkmıştır: her şey, savaşın şekli ile başlayarak birçok değişiklik olmuştur.

Zorlama çatışmalara, devletin başarısızlığına, devletin istikrarsızlaştırılmasına ve ardından ABD çıkarlarına göre yeni bir gerçeklik empoze etmeye dayanan Dördüncü nesil savaşlar veya, “asimetrik” savaş başlatıldı, ardından çatışma ve karşı koyma mekanizmalarını geliştiren savaşla ilgilenen taraflar (Suriye ve müttefikleri)  , savaşın içine girmeye başladı, saldırıları kuşatarak engelledi ve içeriklerinden kurtularak, daha sonra askeri ya da uzlaşmacı yollarla kontrolünü yeniden ele geçirme mekanizmasını geliştirdi.

Bu savaşın devam etmesi ve sekizinci yılına girmesi, Suriye üzerine çatışma safhasından Suriye ve onun ekseni ile çatışma safhasına evrilmesi, Suriye devleti ve müttefikleri tarafından, özellikle de hızlı bir çekilde güney ve güneybatıdaki savaşın tamamlanmasından sonra, meydanda – neredeyse savaşa tam olarak – kontrol edilmesi, Rus-İran-Suriye ekseni için, ABD başta olmak üzere, uluslararası ve bölgesel tarafları ile bütün çatışma cephesini açılma ihtiyacı ortaya çıkardı.

Suriye’nin coğrafi konumundan yararlanarak bölgesel enerji ve ulaştırma ağının merkezine yerleştirmete yönelik Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın 2004 yılında ortaya attığı “Örme Teorisi”ni uygulanması için tarihi fırsat geldi mi? Özellikle, bu eksenin, Amerikanın hissetmeye başladığı ve savaş yıllarında çalıştığı denge ve üstünlük hali belirlemeye başladı ve son zamanlarda alınan tavırlar ve başlatılan eylemlerin bunun bir yansımasıdır.

“Kızıldeniz, artık ABD ordusunun varlığı için güvenli bölge değildir” bu cümle İran ordusunun Küdüs Kuvvetleri komutanı Kasim Suleymani’nın   geçtiğimiz Temmuz ayının 26’sında ABD’ye verdiği mesajıdır, öte yandan İran ordusunda deniz kuvvetleri komutanı Amiral “Hüseyin Khanzadi” 2 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndaki “Hürmüz Boğazı”nın açık kalması “İran’ın çıkarlarını” ve uluslararası toplumun İran’a “bağlılıklarını” güvence altına almasına bağlı olduğunu vurgulayarak, boğazdan geçen petrol parasını”İran’ın güvenliğini tehdit etmek” için kullananlara “güvenli olmayacağını” söyledi.

12 Ağustos’ta Rusya’nın daveti üzerine Hazar Denizi’nin beş devlet başkanının bir toplantısı yapıldı, 20 yıldan fazla süren zor müzakereler sonrasında, Hazar Denizi’nin statüsünü belirleyen ve bölgedeki Amerikan etkisine son veren en az değerlenmeyle, tarihi bir anlaşma imzaladılar.

İngiliz “Daily Telegraph” gazetesi, “Rusya, 2015 yılında Suriye’ye Rus askeri müdahalesinin başlamasından bu yana Rus kuvvetlerinin en büyük askeri birikimi olan Ak deniz bölgesine en az 10 savaş gemisi ve iki denizaltısı gönderdiğini belirtti.

Ve art arda gelen çeşitli tavırların, eylemlerin ve gelişmelerin izlenmesinden yola çıkarak, ABD yönetiminin “Trumplık” açıklamalarına sadece bir yanıt veya bir tepki olmasından ibaret değildir.

Ortadoğudaki ABD varlığı ve hegomonyasına karşı eksen taraflarının bu tavırları Washington’u uyaran güçlü bir şekilde ifade edilen mesajların ötesindedir ve bütün gelişmeler Esadın stratejik “Örme Teorisi”nin uygulama aşamasına yaklaştığımız gösteriyor.

Söz konusu teoride Şam bir bağlama düğümü olurken, İran ve Rusya güvenlik ve istikrarın sağlama kanatları, Bölgenin geri kalan ülkeleri ise bölgenin denkleminde olacak, Bu da, zorunlu olarak, mevcut ve eski çatışmalar durumundan gelecekteki ağ – örme durumuna geçiş anlamına gelir.

İdlib’in siyasi ve askeri savaşlarıyla özetlenen mevcut durum, en önemli savaşlar ve Suriye topraklarındaki en son savaşlarında ABD terörizminin dördüncü kuşağı ortadan kaldırılacak, Bu durum bir yandan Washington ve müttefikleri (Amerika – Türkiye ve Suudi Arabistan – Katar) öte yandan Rus-İran-Suriye Ekseni ülkeleri arasındaki karışıklığı özetler ve açıklar, çünkü ABD “ağ” ve “bağlantı” kavramlarını stratejik bir “vizyon” ve bir “gerçek” olduğunu  fark etti…                                                                                                                                         

  • Kaynak: “katehon.com”

 

 

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz