İdlip ve Trump’a karşı Avrupa

Yazar Shahir Shahidsaless, Amerika Birleşik Devletler’in yokluğundaki Avrupa Birliği’nin ana aktörlerin hareketlenmesi, ABD’nin Suriye’ye yönelik politikasından uzaklaştığının açık bir göstergesi olduğunu söylüyor; çünkü Washington, şartları yerine getirilinceye kadar savaşın bitmediği konusunda ısrar ediyor.

Bu sözler, Fransa ve Almanya’nın, İran’ın yanı sıra önemli birer oyuncu olan Rusya ve Türkiye’ye, Suriye’deki çatışmaya kalıcı bir çözüm arayışına girmesinin ardından geldi.

İstanbul toplantısındaki “öncelik”, McCron’un açıkladığı gibi, isyancıların son kalesi olan İdlib’teki durumdur.

Toplantıda yayınlanan ortak bildiride, İdlib’te “daimi ateşkes” yapılması çağrısında bulunuldu. Ve Avrupa için “İdlib”in büyük önemi hakkında ise, Yazar diyor ki, onların güvenlik sorunları ile ilgilidir.. Avrupalılara militan savaşçıları da içeren yeni bir mülteci dalgası istemiyorlar.

İdlib’te büyük ölçekli bir savaş, başka bir mülteci krizine yol açabilir ve Avrupa’daki başka bir terör saldırısı dalgası da takip edebilir.

İdlib “zaten insani bir felaket, aşırı yoksulluk yaşayan mültecilerin büyük kamplarına ev sahipliği yapıyor ve Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 1,6 milyondan fazla insan ilçeye gelen gıda yardımıyla hayatını sürdürüyor.

Merkel, Almanya’nın 2015 yılında açık kapı politikasını kınayan eleştirmenlere yanıt olarak şunları söyledi: «Kendimize kapanmak problemi çözmeyecek». Merkel, Avrupa’nın Suriye’de barış için çalışarak göç krizinin nedenlerini çözmesi gerektiği konusunda uyardı.

Makaleyi yayınlayan (Middle East Eye) internet sitesi, ABD’nin politikasına karşı gelen Avrupa’nın bölgedeki istikrarı sağlaması için çalışması, kısmen de olsa insani konusunda bir çabadır çünkü Avrupalıların Avrupa’ya dökülebilecek daha fazla kaostan kurtulma hedefine dayanmaktadır olduğunu vurguladı.

 

 

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz