Suriye Muhalefeti Nerede? Buharlaştı Mı?

Bir oyuncu her ne kadar baş aktör rolüyle bağdaşırsa da o kahraman aktörün olması mümkün değil. Özellikle de gerçek bir kahramanın hayatını temsil ettiği, elbiselerini giydiği, elbiselerini giydiği, ona mensup sözleri veya saçı veyahut da söylevlerini söylediği zaman..

Çekimler biter bitmez, kahramanlık elbiselerini de çıkarır çıkarmaz, elindeki değnek ve kılıç alınır alınmaz gerçek hayatına geri döner. Arap Baharı yıllarında da, bütün bölgenin süvarilerini ortadan kaldıracak adı “Suriye Muhalefeti” olan gelecekten gelmiş olan süvarinin baş aktör rolünü oynayacak oyuncunun tiyatrosunu izliyorduk. Süvarilerin süvarisi Suriye muhalefeti nerededir?? Nereye kaybolup buharlaştı? Açıklamalar, tehditler, ret ve inat ishaline yakalanan o değil miydi? Halen var mevcut mu, gölgede mi yoksa dünyada avare gezerek kayboldu mu??

Arap muhalefetleri sömürgecilikle işbirliği projesine başladığından beri, Uluslararası istihbarat odalarında söylenenlerin yankısından başka bir şey olmayan konuşmalarını kesinlikle dinlemeyeceğim kesindi. Ancak bugün arkasında Ölüm ve Korku Operası olan Arap Baharı operasının, arkasında batı müziğinin seslerini gizleyen ve yüksek sesle davul çalan Suriye muhalefetinin davullarını özlüyoruz.

Amerikalılar Suriye’den çıkma niyetlerini açıkladılar, dünya ayağa kalktı ve hiç oturmadı. Fakat Amerikalıların yerine “kurtarılmış” bölgelerdeki yerlerini almak için bir plan geliştirmek üzere devrimci bir komitenin veya muhalefet heyetlerinin olağanüstü bir toplantısını duymadım. Devrimcilerin toprak sanki Suriye değil de Türk toprağıymış gibi Türk-Kürt anlaşmazlığına yönelik tutumlarını açıklayan bir tavır da çıkmadı. Suriye muhalefeti buharlaştı, kahramanları da kayboldu veya komaya girdiler. Veyahut da yabancı müdahale arayışı içindeler. Bütün dünyanın onları bir kenara bırakması ardından penguenlerden devrimlerine yardım etmelerini istemek için Güney Kutbu’na mı geldiler? Kilo, Galyun, el Hatip, Muhaysni, Suudili el Urayfi, el Golani, Arur, Kadmani ve Atasi neredeler?? Bütün bunların dillerini kediler mi yedi? Yoksa Fırat’ın doğusunu, aynı Galyun ve muhalefetin Golan’ı Netanyahu’ya, Şakfe’nin de İskenderun Sancağını Erdoğan’a sattıkları gibi, Türkiye’ye mi sattılar? Öyle görünüyor ki Fırat’ın doğusunu da ona sattı.

Muhalefetçiler gerçekte susmadılar. Lakin başka şeyle meşguller. Trump’a lanet getirmek, ona sövmek ve Amerikan’ın yıkımını müjdelemekle meşguller çünkü Trump Amerika’yı helak ve düşüşe sürüklüyor. Çünkü Amerika’nın büyüklüğünü korumanın tek yolu, Esad’a inat Amerikalıların Suriye işgalini sürdürmeleri, İran, Hizbullah ve Doğu’yu abluka altında tutmalarıdır.

Amerika onların nazarında, Kudüs’ün İsraillilere Yahudi devletinin başkenti olarak hediye edilmesi sebebiyle, düşmedi. Bilakis Amerikayı düşürecek olan kişi, Suriye’den çıkışı, muhalefet ve İsrail’i kendi hallerine bırakmasıyla, Trump olacaktır. Onlara hakaret etmek istemiyoruz, bilakis sürgündeki yerlerinde mumyaya dönüşüp kinlerinin insanları üzerinden geçeceği taşlara dönüşme hasretinde yaşamalarını diliyoruz. Eskilerin gerçek hikayelerinin, cesur ve süvarilerin efsaneleri ile, cesurla savaşan, bıçaklayan, öldüren, sokaklara gömüp onları zehirleyen korkakları ve hainleri anlatan Yunan, Kenan ve Babillilerin hikayelerine dönüştüğü gibi, nesillerin, daha önce et ve kemikten olan taşlar, daha sonra ilahların onlara kızarak efsanede boğa, keçi, canavar ve yaban domuzu olan kötü yaratıklara dönüştürdüğü ve birbirlerine anlatmaya başladıkları, hikayeler oldular. Kenan, Grek (Yunan) ve Babil’in tüm efsanelerine bir bakın. Orada, hikaye elbisesini giymiş, hikayelerin çirkin kuşlara, taş, keçi ve boğaya, sık saçlı, uzun boynuzlu garip hayvanlara ve Hac mevsiminde ufak taşlarla taşlanan şeytana dönüştürdüğü, tarihi çatışmalar olduklarını göreceksiniz.

Yazan: Naram Sargon

 

 

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz