Uçan At

Krallardan biri iki kişiye işledikleri cinayet suçundan ölüme mahkum etti ve verilen cezanın veriliş tarihinden bir ay sonrasına infaz tarihini belirledi.

Mahkumlardan biri umutsuz ve kaderine razı olmuş bir şekilde infaz gününü hapishanenin bir köşesinde sıkışmış olarak bekliyordu.

Ancak diğeri daha zekiydi ve en azından onu daha gazla bir süre hayatta bırakacak bir yol aramaya başlamıştı. Gecelerden birinde Kralı düşünmeye başlar.

Onun mizacını neyi sevdiğini neyden nefret ettiğini düşünmeye koyulurken, Kralın yanındaki atı ne kadar sevdiğini ve tüm vakitlerini bu atla birlikte geçirdiğini hatırlar.

Tam bu sırada aklına çok tehlikeli bir düşünce patlak verir. Birden gardiyana seslenir ve ondan Kral ile tehlikeli bir durum için onunla görüşmek istediğini söyler.

Kral onunla buluşmayı kabul eder ve bu tehlikeli durumun ne olduğunu sorar. Mapus Krala atına bir yıl içerisinde idamını bir yıl ertelemesi şartıyla uçmayı öğretebileceğini söyler.

Kral, kendini dünyanın tek uçan atına bindiğini hayal ederek mahkumun şartını kabul eder. Diğer mahkum haberi duyunca şaşkın bir şekilde diğer mahkuma: Atın uçmayacağını sende biliyorsun, bu gibi deli fikri nasıl söylemeye cür’et edersin diye sorar?!

Akıllı mahkum, biliyorum lakin özgürlüğümü elde etmek için kendi kendime dört fırsat tanıdım: Birincisi Kralın bu bir yıl içerisinde ölmesi, ikincisi belki ben ölürüm ki, yatakta ölmek idam edilmekten daha onurludur, üçüncüsü at ölebilir, dördüncüsü de belki ata uçmayı öğretebilirim, der.

Karşına çıkacak her problem karşısında umutsuzluğa kapılma ve tek bir çözümle sınırlı kalma.. Aklını çalıştır onlarca çözüm yolu bulmaya çalış belki birinde başarıyı bulursun.. Dene hiç bir şey kaybetmezsin.

 

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*