İdlib Sokhoy’u ve Suriye’yi Özledi

Yazan: Naram Sargon

Bir aşığın maşukunu özlemesi normaldir. Savaşçılar ise kılıçlarını ve mızraklarını aynı silahın cephane ve barut kokusunu özlediği gibi özlerler.

Sizlerin de izlediği gibi ben de Fatih “Ebu Muhammed el-Golani”nin zaferlerini izliyorum. Allah onu terörist kardeşlerine karşı daha fazla zaferler elde etmesini nasip etsin.

Ki o, yenilgileri ve yeşil otobüslere binmesiyle ünlüdür. Allah inandırsın bu adam bugün çok iyi işler başarıyor. Tüm devrimcileri deviriyor.

Fatih Ebu Muhammed el Golani’nin çatışmalarında öne çıkan en önemli şey, Türk milislerin savunma hatlarının tümü göz açıp kapamayla bir bir düştü.

Hatta Yarmouk’ta Roma hatlarını işgali sırasında Halid İbn-i Walid’i bile aşmıştır. Türkler bir mermiyle bile müdahale etmediler.

Sadece “Hakan Fidan”ın senaristliğinikamera arkasında duran ve “başla” işaretini veren Erdoğan’ın da yönetmenliğini yaptığı, teslim al teslim et ve bir terör tiyatrosundan başkası değildi.

Golani bir taraftan Zenki de diğer taraftan harekete geçti. Erdoğan halkına rüşvet verdiğini düşünen Golani, onlarla ortak düşman Kürtleri Doğu Fırat’ta da savaşacağını düşünen çok zavallıdır.

Zafer ve terörizmi diğer bileşenlerden ayıracağı kesin bir Türk düzenine cevaben, ya Türk tuzağına bacaklarıyla girdi ya da Soçi Anlaşmasını aşırı doğrulukla yürüttü.Bu taahhüt, nasıl uygulanacağını anlamadığımız bir şeydi, iyi sıçanların kaba sıçanlardan ayrılması gibiydi.

Terörist grupların çoğu bayraklar arası bağlılıklarını değiştirdiler; Nusra’da olanlar daha önce IŞİD, Zenki’de olanlar ise Nusra’ya, Nusra’da olanlar ise Özgür Ordu’ya intikal etti.

Birçoğu şu an olanları, Rusların ve müttefiklerinin Erdoğan’dan talep ettikleri gibi görüyorlar.

Türkiye, unsurlarını savaştan çekti ve Golani ile ordusunu Sokhoy uçakları ve Suriye Arap Ordusunun ağzında kolay lokma olsun diye yayılmaya itti.

Lakin, tampon bölge üzerinde Amerikalılarla koordinasyon hakkında son Türk açıklamalarına ne dersiniz?

Erdoğan’ın Güney Türkiye’nin topraklarındaki eski haklar ve Türkiye’nin eski topraklarına taşındığına dair açıklamalarına ne dersiniz?

Bu, Türk iç tüketiminin bir ifadesidir, çünkü Türk ve İslam Türk toplumu bu konuda bölünmüş değildir, bu nedenle Erdoğan her zaman Türklerin babası olmaktan hoşlanır ve herkesin duymayı sevdiği konuşmayı herkese bildirir.

Osmanlı İslami tadında olan emperyal bir konuşmadır. Peki Suriye’nin kuzeyinde bir tampon bölge kurulmasındaki gerçekçilik nerede?

Erdoğan, Suriye’nin durumunun kritik olduğu savaşın başında kabul edilmeyen, Amerika’nın çıkışıyla ve Rusya’nın gözü altında tampon bölgesini nasıl organize edecek? Bugün Tayyip Erdoğan’ın bize İdlib’i bir altın tabakta verebileceğini görüyoruz.

Bize Nusra’nın başını da vereceği gibi görünüyor. Bugün Suriye ordusundan tümü terör ve El Kaide toprağı olan İdlib’e baskın düzenleme işini bekletmesini ki isteyebilir?

Erdoğan, İdlib ve diğer mekanları, nitelikli ve kimyasal bir silahla gizlice gireceği askeri bir savaş için tuzak haline çevirmeye cesaret edebilir mi?

Bu durumda, lupus yavrusu annesinin doğasına geri dönerse işte o zaman kahraman Sokhoy’un İdlib üzerinde konçertosunu çaldığını görecek.

Suriyeli askerlerin botlarını 2019 yılının yakın bir zamanında Belediye binasının çevresinde görüyor gibiyim.

Bütün bunları bir gün Halep’te de gördüm. Bütün dünyaya rağmen kurtarılan Halep’te ne olduğunu da  hepiniz biliyorsunuz.

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz