Tevrat stüdyolarından Hollywood stüdyolarına .. Beyaz miğferlerden sonar korsan Oscar’ına

Naram Sargon

Hollywood sadece bir film fabrikası değil, Beyaz Saray’ın Şehriyarları eğlendirmek için bir Şehrazad da değil, Hollywood bugünün modern tarihinin yazıldığı yerdir.

Bugünkü Hollywood’u bir cümleyle özetlemek istiyorsak, (modern çağın Tevratı) diyebiliriz. Yahudi Hahamlarının tarafından yazılmış ve Tanrı’nın mesajları olduğu iddia edilen eski Tevrat, Hollywood stüdyosunun ilk başlangıcıydı.

Tevrat’ın hikâyeleri, bir hayal gücü ve efsanelerin ve evcilleştirilmenin ürünüdür. Tevrat’ın en ünlü öykülerinden biri, Tanrı ile Yahudiler arasında heyecan verici bir sahnede gerçekleşen anlaşmanın öyküsüdür -pazarlıklarda olduğu gibi- Tanrı’nın, sebepsiz yere (öykünün yönetmeni, bugünün filmleri gibi bir açıklama yapmakla yükümlü olmadığı için), Yahudileri seçtiği insanlar olarak ilan etmesinden sonra onlara bir hediye verir ve..

(Fırat’la Nil arasındaki tüm topraklar size hediyem) demiş.. O zamandan bu yana, 3000 yıldan beri Yahudilerin izlemekten sıkılmadıkları (İsrail’in sınırları Fırat’tan Nil’e) filmi ortaya çıktı. Film, bir hikaye ve masal olduğu ilkel Tevrat’ın stüdyolarından gerçeğe çevrildi.

İlahi filmleri icat eden Tevrat, değişti ve bir stüdyo haline geldi ve Hollywood’a yerleşti… Ancak Hollywood’un Tevratçıların açgözlülüğü sınırsızlaştı çünkü Hollywood tarih kitaplarını yutan dev bir yılan gibi oldu ve Senaristler de dahil olmak üzere stüdyolar, 20. Yüzyıl’ın Tevratı baskı makineleri oldu.

Hollywood okumayanların ve okuma yazma bilmeyenlerin kitapıdır. Yani, Hollywood dev bir Tevrat.

Hollywood’da Arap, amaçsızca öldüren, rehineleri vuran ve Amerika’yı tahrip etmek için nükleer bombaların anahtarlarını tutan serseri bir terörist haline geliyor. Fakat hiç kimse Yafa’da evini ve limon tarlasını savunan Araplardan söz edemez..

Yahudilerin kurban olmadığını, katil olduğunu söylemek kesinlikle yasaktır. O bir başka Tevrat’ın hikayesinin yani “Holokost”’un kahramanı, Hollywood Tevrat’ında Beyaz miğferler kahraman haline gelir ve öldürürken ve katlederken görüntülerini kaybolur, dünyaca kahramanlıklarıyla kutlanır ve ödüller verilir.

Bugün, Hollywood’un Tevratçıları, bir bayan korsanla ilgili efsaneye dönüşen yeni bir tarih versiyonu üretiyor … çünkü gerçek ve masum insanlar için öldürüldü.

(Mary Calvin) hikayesini kastediyorum.

Amerikan yargısı (Calvin’in mirasçılarına, Suriye’nin Humus kentindeki Mücahid Müslümanları destekleyen bu meleğin öldürülmesi için para cezasına çarptırılan Suriye halkı tarafından ödenen 300 milyon dolarlık ödül hakkı verdi).

Amerikan yargısı ile Hollywood arasındaki bu uyum, izleyenleri, filmin bir icat veya bir uydurma veya gerçek suçun gizleme çabası değil de gerçek bir filim algılamaları için hazırlandıklarını gösteriyor.. Burada bir Mahkeme kararı var ve gerçek olarak sunulan bir hikaye hakkında da bir film var.

Yanılsama ile yanılsama arasındaki koordinasyon, insanların romanın inanmasına yardımcı olacak ve gerçeği aramak, masum insanların maaruz kaldıkları adaletsizliği  görmek ve kurbanlarının sesini dünyaya duyurmak için maaruz kalacağı tehlikelere bakmaksızın yolun zorluğunu katlayan ve Amerika’dan geld gelen bir kahramanla ilgili bu hikaye tarihin bir parçası haline getirecektir.

Tıpkı Avrupa’dan ayrılan ve medeniyetini aktarmak ve eski haritaların kanlarını yeni haritaların kanlarıyla karıştırmak için Kızılderililere ulaşan militan Columbus’ın yaptığı gibi…

Hollywood, tıpkı Oscarlı beyaz miğferlerin yüzleri gibi, bayan korsanın (Mary Calvin) yüzünü temsil etmek için kadınsı bir yüz seçti, çünkü gerçek Calvin’in yüzünü görenler Kovulmuş Şeytan’dan Allah’a sığınırım diyecekler. Bu nedenle, Marie Calvin’in Oscarı ve ödülleri kazanmasına şaşırmayın.

Çünkü Binlerce yıl önce Hahamların yazdığı bir Tevrat ila başlayan ve bize tarih yazan ve Yahudilere ve Nusra Cephesine ödüller verec Hollywood’a uazanan bir dizi Beyaz miğfer ve Korsanların bir parçasıdır.

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz