Amerikan Savaşlarının Felsefesi, Kuşatmadan Bölünmeye Ve Saldırganlığa

Amerikan emelleri, ardışık yöneticilerinin ve politikacılarının yüreklerinin sertliği, uluslar ve halklar olara dünyayı baskı, şantaj ve hegemonya kanalıyla ele geçirme, devletlerin güvenliğini tehdit etme ve istkrarıyla oynama kışkırtmaları, gerici bazı tahtları korumanın bedelini alma, hırsızlar, eşkiyalar ve suçluları korumak sayesinde, dünyanın büyük bir ormana ve neredeyse sonsuz bir çatışma alanına dönüşmüş olduğunu görmek üzücüdür.

Uluslararası çatışma yeni ve tehlikeli aşamalara ulaştı.

Dünyayı barıştankerhen vazgeçmeye itti. Devletler, bazı ülkeleri barışın yokluğu ve uluslararası güven ve istikrarın tehdit edilmesi dzüeyinin yükselmesi, Birleşmiş Milletler’in tamamen yokluğu ortamında, ABD’nin eski sömürgeci güçler ve dünya Siyonizmi ile olan vahşi ortaklığının, korkutucu ve kaos dünyasını ikna etmek için gerekli bulduğu terörist versiyonlarının ortasında, ittifaklar, bloklar ve eksenler arayışına diğer bazılarını da teslim olma ve boyun eğmeye itti. Suriye savaşı..

Siyonist-Amerikan planı bağlamında gelen ve dünyanın bütün kötülüğüne dayanan bu terörist savaş, bazı Arapların ve diğerlerinin kanları içinde bulunan saldırgan ve nefretli eğilimleri yanı sıra, ideoloji ve terörizm kimliği altında olan bir devlet ve terör örgütleridir.

Bunları şunlar için temel olarak kabul ettiler:

1) Doğrudan Savaş: Arap-Siyonist çatışmanın doğası ve Suriye’nin geçen yüzyılın yetmişlerinden beri Siyonist ve emperyalizmin göğsüne doğru uzanan bir mızrağın başından ne temsil ettiği ile ilgili.

2) Dolaylı Savaş: Planın doğası ve dünyayı kontrol etme projesi ile Suriye’nin coğrafi konumu, eşsiz bir arada bulunma durumuna göre temsil ettiği, doğası ve konumu gereği Filistin davasının tasfiyesini engelleyen ve Yahudi devletinin kuruluşunu engelleyen şeyle ilgilidir.

3) Kemirgen, ilhak, bölünme ve federalizm savaşı: bu projeler artık herkesçe bilinmektedir, ABD’nin önderliği ve Suriye’deki saldırganlığın ana hedefleri tarafından kabul edilen tüm araçları, “Erdoğan Türkiye’sinden başlayarak, bazı Arap ve Batı rejimlerine, özellikle de Fransız sistemi ve İngiliz tahtına, Bazı Kürt partilere ve tüm terör örgütlerine ek olarak, doğrudan Amerikan ve İsrail askeri müdahalesi ve saldırganlığı da cabası. Amerika Birleşik Devletleri, Suriye topraklarının birliğinin parçalanmasını sağlamak için Doğu Fırat ve Batı Fırat projeleriyle bölme sözü vermiş ve işgal altındaki Suriyeli Golan’ı Siyonist varlığın velayeti altında sonsuza kadarkalma sözünü verdi.

Yönetim ve halk olarak Suriye devletinin direnişi, Suriye Arap Ordusu’nun kahramanlıkları, Lübnan ve Irak direnişinin fedakarlıkları, İran İslam Cumhuriyeti’nin mutlak desteği, terörle mücadelede büyük Rus katılımı ve Suriye’ye karşı savaşın her iki yakasına uluslararası dengenin dayatılması olmadığını hayal edince portrenin nasıl olacağını varın siz düşünün.Ülkeleri bölmek eskiden olduğu gibi şimdi de bir Avrupa-Siyonizm damgası taşımakatadır.

Şimdi de imtiyazlı ahlaksız bir Amerikan- Siyonizm ürünüdür.

Arap alemini parçalama ve bölme konusu da doğrudan bir İsrail hedefi ve gayesi olarak kalmaktadır.  Öyle görünüyor ki ABD halen komplonun bütün iplerini ellerinde tutmakta ve sıcak sahaları artırarak elinde tutmaktadır. Bu da ona bütün sahalarda cirit atmasına kolaylık sağlıyor.

Aldatmaya ve ülkelerin kanını kurtmaya devam edecektir. Venezüella’dan Meksika’ya, Kanada ve Kuzey Kore’ye varıncaya kadar. Federal Rusya’dan Çin’e, İran’a, Suriye’ye ve direniş eksenindeki bütün müttefiklerine varıncaya kadar devam edecek.

Amerika Birleşik Devletlerinin, dünyayı, insanların ve kan dökülmelerinin hayatlarını ve kaderlerini göz önünde bulundurmadan, yalnızca amaçlarına ve hedeflerine ulaşma yolunda yönlendirdiği apaçık ortadadır.

Geriye acaba dünya “Yeter Amerika” şiarı altında harekete geçip gösteriler yapacak mıdır sorusunu sormak kalıyor.

Müh:Mişel Kelağası

 

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz