Arap “Guantanamo”suna Karşılık Yatırım?

Arap-Avrupa zirvesi Şarm El-Şeyh’te “İstikrarlı Yatırım” sloganıyla yapıldı.Gündeminde birçok güvenlik, siyasi ve ekonomik mesele vardı.

Ancak Avrupalıların bugün Arap dünyası ile konuşmalarında belki de en önemli meselesi Akdeniz kanalıyla Kuzey Afrika’dan Avrupa’ya hareket eden kaçak mülteciler yanı sıra Suriye’nin kuzeyindeki topraklarda gözaltında tutulanve “Trump”ın Avrupa ülkelerinden geri almalarını ve sorgulamalarını yapmamaları halinde serbest bırakacağını açıkladığı Avrupa’lı teröristlermeselesidir.

Yazar Leyla Nikola’ya göre İtalya ve Fransa arasında meydana gelen anlaşmazlığın öyle görünüyor ki buzdağının sadece tepesi olarak görüyor.

Kriz, İtalyan başbakan yardımcılarının Fransa’yı Afrika’daki fakirliğe, Avrupa’ya büyük sayıda göç dalgasına sebebiyet vermekle suçlayarak, Fransa’nın ülkelerin ekonomilerini geliştirmelerine yardım etmesi yerine Afrika’nın zenginlik kaynaklarını çaldığına dikkat çekti.

İşte böylece Avrupalılar Arap ülkelerinden söz konusu mültecilerin Avrupa’ya ulaşmalarını engellemek için Akdeniz’e bindirmemelerini tavsiye ediyorlar.

Yazara göre en tehlikeleri meselenin, bazı Batılı araştırmacılar tarafından Avrupalıların Suriye’yi “Guantanamo” olarak kabul etmek istediğini söylediği Avrupa uyruklu “IŞİD” teröristlerinin geri dönüşüdür.

“Kaide” kökenli köktendinciliğin bütün kıta için terörist bir tehdit olmaya devam ettiği ve “bireysel kurtların” her zaman terör eylemleri gerçekleştirebileceği yönünde sürekli bir korku olduğu için, Avrupa endişesi anlaşılabilir.

Batı medyasının ortaya attığı bir başka yanılgı ise,Avrupa’da Suriye krizinden sonra gelen iltica perspektifinden doğan terör konusu yaklaşımıdır.

Bu olayda derinlemesine yapılan araştırma, terör eylemleri gerçekleştirenlerin büyük çoğunluğunun, yeni mülteciler değil, ikinci ve üçüncü kuşak göçmenler olduğunu göstermektedir.

Avrupalıların sürekli olarak karşı karşıya kaldıkları sorun, Avrupalıların geçmişte bir çözüm bulamadıkları öyle görünüyor ki şu anda da bir çözüm bulma imkanlarına sahip olamadıkları radikal aşırılık gibi görünüyor.

Avrupalı “IŞİD” silahlılarının geri dönüşüne bakılmaksızın ya da Suriye’nin kuzeyindeki Erdoğan’ın kontrolü altında Suriye’de tutulmalarına bakılmaksızın, Avrupa toplumları, Avrupa’da İslami Cihad veya radikal sağ kanat aşırıcılığını önemli ölçüde artıran aşırılığı teşvik etme sorunu ile karşı karşıyadır.

Yazar bu iki sorunun, cesaretle yüzleşilmesi gereken iki Avrupa sorunu olduğunu söylüyor.

 

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz