Golan İtirafı Ortadoğu’daki Dengeleri Değiştirecek Mi ?

Siyonist varlığın Golan üzerindeki egemenliğinin tanınması, dengeleri değiştirecek ve hesapları değiştirecektir.

Tel Aviv ve arkasındakiler tarafından emr-i vakilik ve dayatma dengesidir, zamanlaması ise, Washington’a doğrudan direniş ekseni ile çatışma hattına girmesi sonucu girmesiyle Suriye’ye savaşın bir sonucu olarak geldi.

ABD’nin İsrail’in Golan üzerindeki egemenliğini itiraf etmesi, işgal altındaki Golan’ın Siyonist varlığın bir parçası haline geldiğini, içerisinde çıkacak herhangi bir çatışmanın Tel Aviv’in varlığını savunuyormuş gibi korunması için müdahalesini gerektirdiğini kabul etmesi anlamına geliyor.

Suriye’nin ve onula birlikte direniş ekseninin stratejik hesaplamalarının değişmesi gerekiyor. Geriye kalan Araplar ve Acem’e bağlanan umutlar ise boşuna.

Yüzyılın anlaşması yavaş yavaş adımlarla yürüyor. Trump ve Netanyahu birlikte, yolsuzluğa ve koltuklarından indirilme isteğine rağmen hükümlerini sürdürüyorlar.

Çünkü İsrail için şu ana kadar en iyisi onlar ve Siyonist lobi salonları da onlardan oldukça razıdır.

Suriye zaferi her dalgalandığında, Washington Suriye’deki savaşı uzatmak için hızlı hareket ediyor.

Bu Amerikan ilanı  ile İsrail’le doğrudan çatışma girişi için zamanlama şu anda münasiptir. Zamanlama aynı zamanda Tahran’ın boynuna geçirilen ipin ekonomik ve siyasi açıdan daha fazla çekilmesi için de münasip.

Hizbullah’ın veyahut da İran’ın Golan’da veya Güney Lübnan’da herhangi bir askeri hareketlenmelerinde ABD’nin askeri açıdan doğrudan müdahale etmesine yani askeri çatışa doğrudan olacaktır.

Netanyahu, Moskova’yı birkaç kez ziyaret etti. Medyakaynaklarına göre, İran’ın Suriye’deki varlığı keza(S-300) – (S-400), Rus hava savunması ile direniş ekseni ile çatışma dengesindeki rolü görüşmelerde ele alındı.

Lakin, acaba Netanyahu  Golan dosyasını Putin’in önüne koymadı mı? Rusya açıklamaları, bu dosya konusunda bir anlaşma olmadığı ve Golan’ın işgal edilen Suriye toprağı olmaktan başka bir itirafın olmadığı, ayrıca İran’la ilgili anlaşmanın İsrail’in görüşüne göre olmadığı konusu üzerinde netti.

Suriye’yi Bölmek ve Meşgul Etmek: “Olaylar ve açıklamalar dizisine bir bakalım”; İran, Suriye ve Irak savunma bakanlarının bir araya gelişi, sonrasında Rus savunma bakanının ziyareti Amerikalılara ve İsraillilere güven verici değildi.

Tahran ile İrak kanlıyla Şam’a ve Beyrut’a kadar yoluna açılmasına Washington izin vermeyecek. Aynı zamanda, ayrılıkçı Kürtler Şam’dan, küstahça, Haseke, Deyrezzor ve Rakka’da kendi kendilerini yönetmelerini, yani kendilerini İsrail seviyesinde koyarak, tanımasını talep ediyorlar!İhanetin en çirkef görüntülerinden biri…

Erdoğan da, Suriye’nin bazı bölümlerini Osmanlı ordusuyla işgal ederken küstah bir şekilde burnunu sokarak Amerikan kararını kınıyor.

Washington, Suriye’nin kuzeyinde 400 askerini gözetim için bırakacağını açıklıyor. İstenen şey, Golan, İdlib ve Suriye adasındaki değişiklikleri gerçekçi ve sürdürülebilir kılmak.

Bir başka ifadeyle bu durumu demografik ve politik değişiklikler yapmak ve bu kısımları Suriye’den ayırmak için mümkün olduğu kadar uzatmak… Suriye’den geriye ne kalıyor? – Son olarak: Herhangi bir ülkeden belirleyici bir tutuma güvenmek,kınamalardan başka bir şeyi getirmeyecektir.

Sorun bir varoluş meselesi haline geldi. Tüm vesileler şimdi öne sürülmüştür. Şimdi yarın değil. Ya sükunetle bırakılır veyahut da teslim edilir veya teslimiyet bayrağı çekillir veya, halk arasında söylenen söz gibi, “benimle birlikte herkes yansın”.. O da direniş, sadece direniş.

Kaynak: (firil.net)

Profesör Zaid M. Haşim Yazdı

 

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz