«Termitler» “Siyonist varlık” yemek?

“İsrail dıştan güçlü duvarlarla korunan bir ev, ancak beyaz karıncalar bu evi içten yiyor”.

Bu, İsrail’in durumunu ve dış ve iç tehditlere karşı dokunulmazlıklarını tanımlamak için “Herzilya Konferanslar zinciri” Başkanı General Amos Gilad tarafından seçilen benzetmedir.

Bu konuşma, yazar “Yahya Dabduk”a göre bu yılki konferansın tanıtım röportajında ​​geldi.

“Gilad”ın bu açıklamasını, “İsrail”in, iç tehditlerle yüzleşme hazırlıklarına kıyasla dış tehditlerle yüzleşme kabiliyetine dair iyimserlik olarak nitelendirerekbunun önemi, 14 yıl boyjnca  Güvenlik Bakanlığı’nın Siyasi Güvenlik Bölümüne başkanlık eden “İsrailli” güvenlik şahisyetinden çıkmış olmasında yatıyor olması ayrıca da şu anda “İsrailli” politika ve stratejilerini ifade eden en önemli platformların mevcut başkanı.

Yazara göre, konferanstaki en önemli şeyin, konferansın yanında yer alan bir dizi yan seminerlere ek olarak, en önemli araştırmacılar ve eski askeri yetkililerle röportajlar, bunların arasında: Demokratik bir devlet olarak “İsrail”: Son mu? Orta Doğu’daki Rus varlığı: Rusya düşman mı yoksa dost mu?

Avrupa’daki değişimler İsrail’i nasıl etkiler? İran’daki rejimi nükleer bombaya haiz olmadan değiştirmek mümkün mü? Soruları yer aldığına dikkat çekti.

Yazar, en önde gelen seminerler arasında, İsrail’in doğrudan ve müdahaleci olduğunu düşündüğü ve Hizbullah’ı kastettiği tehditlerin toplamı ile bağlantılı olduğunu düşündüğü tehditle ilgili olanlar olduğunu görüyor.

Burada, İsrail zaferlerinin ve düşmanların beyaz bayrak kaldırmaları zamanının geçmişte kaldığına dair oybirliği ile birçok soru soruldu.

Tam olarak “İsrail bir sonraki savaşı kazanır mı?”çarpıcı başlık altında gerçekleşen bu özel sempozyumda: İsrail ordusu genelkurmay eski başkan yardımcısı General Yair Golan, eski hava kuvvetleri komutanı “Amir Eishel”, eski Ulusal Güvenlik Konseyi başkanı General “Giora Eiland” konuşmalar yaptı. “Konuşmacıların okumaları değişse de, gelecekteki savaşlara katılım kurallarının eskisinden farklı olacağı üzerinde ittifaka vardılar.

Savaşın gerçekleşmesi durumunda İsrail’in Lübnan’a çok büyük zarar verebileceği, ancak savaşın sona ermesi ardından kendisinin de büyük zararlar göreceği bunun yanı sıra iç cephede de eşi görülmemiş bir şekilde alacağı yaralarla savaşın nihayetinde iki taraf arasında stratejik bir denge oluşacağı gibi “İsrail açısından” zafer iddiasının olamayacağı dadoğrudur.

Bu mütalaa, İsrail’in doğrudan kendisinden çıkan ve takrarladığı tehditlerine rağmen, Lübnan arenasında aşırılık yanlısı seçenekleri kullanma konusundaki çekimserliğini açıklayabilecek asgari düzeyde bir caydırıcılık seviyesinin tanınması olarak tefsir etmektedir.

 

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz