Gözlerimizin Önünde – 4. Bölüm- Katiller Örgütü Olarak Müslüman Kardeşler

(Thierry Meyssan) yazdı

Gizli cemaat heyetinin Başkan Eisenhower tarafından Beyaz Saray’da kabulü (23 Eylül 1953).

CIA, Princeton Üniversitesi’nde “Sovyetler Birliğindeki Müslümanların durumu” konulu bir bilimsel toplantı düzenler. Toplantı, Müslüman Kardeşler’in silahlı kolunun liderlerinden biri olan Sait Ramazan’ın yönetimindeki bir heyeti ABD’de ağırlamak için fırsat olur.

CIA’nın takipten sorumlu subayı raporunda Ramazan’ın bir aşırı dinciden daha çok faşiste benzediğini not eder; Müslüman Kardeşler’in çok özel siyasi niteliğinin altını çizme tarzıdır bu. Bilimsel toplantı, 23 Eylül 1953 tarihinde, Devlet Başkanı Eisenhower tarafından Beyaz Saray’da verilen bir resepsiyonla son bulur.

Washington ve cihatçılık arasındaki ittifak sağlanmıştır.

Cemaati komünistlere karşı yeniden yaratan CIA, onu önce milliyetçilere yardım etmek için kullanır. O dönem istihbarat servisi Ortadoğu’da orta sınıftan gelen anti-Siyonistler tarafından temsil edilmektedir.

Yerlerine İsrail’e yakın büyük üniversitelerden mezun olmuş Anglosakson ve püriten kökenli üs düzey memurlar getirilmesi için ayakları kaydırılır.

Washington milliyetçilerle anlaşmazlığa düşer ve CIA Cemaati onlara karşı tavır almaya zorlar.

Sait Ramazan, 1948 yılında İsrail’e karşı yürütülen kısa savaşta Cemaatin bazı savaşçılarına komutanlık yapmış, ardından da Pakistan’da paramiliter örgüt Cemaat-i İslami’nın kuruluşunda Seyyid Ebu el Ala Mevdudi’ye yardım etmiştir.

O dönemlerde, yeni bir ülke, yani Pakistan’ı kurmaları için Hindistan’daki Müslümanlar için bir İslami kimliğin üretilmesi söz konusudur.

Cemaat-i İslami zaten Pakistan anayasasını yazacaktır. Ramazan, Hasan el Benna’nın kızıyla evlenir ve yeni “Müslüman Kardeşler” in silahlı kolunun lideri haline gelir.

Mısır’da Kardeşler, General Muhammed Necip’in –Seyyid Kutub onların irtibat subayıydı- Hür Subaylar askeri darbesine katıldıktan sonra, liderlerinden birini, Necip ile anlaşmazlığa düşen Cemal Abdülnasır’ı ortadan kaldırmakla görevlendirilirler.

26 Ekim 1954’te sadece başarısız olmakla kalmazlar, ama Nasır iktidarı ele geçirir, Cemaat’e baskı uygular ve Necip’i zorunlu ikamete mahkum eder. Seyyid Kutub birkaç yıl sonra asılarak idam edilir.

Mısır’da yasaklanan Kardeşler, Vahhabbi devletlere (Suudi Arabistan, Katar ve Şarca Emirliği) ve Avrupa’ya (Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık, ardından da tarafsız İsviçre) geri çekilir.

Her yerde Arap milliyetçileri ve Sovyetler Birliği arasında doğmakta olan ittifaka karşı mücadele eden Batılı ajanlar gibi karşılanırlar.

Sait Ramazan, 1958’de bir Ürdün diplomatik pasaportu alır ve Kafkasya ve Orta Asya’nın (aynı zamanda Pakistan-Afganistan ve Sovyetik Fergana vadisinin istikrarsızlaştırılması sürecini yönettiği Cenevre’ye yerleşir.

Münih’te bir cami yaptırma derneğinin kontrolünü ele geçirir, bu da ona hemen hemen Batı Avrupa’daki tüm Müslümanları gözetimi altına alma imkanı verir.

American Committee for the Liberation the Peoples of Russia (AmComLib), yani CIA’nın yardımıyla, Cemaatin görüşlerini yaymak için ABD Kongresi tarafından doğrudan finanse edilen bir radyo istasyonu olan Radio Liberty/Radio Free Europe’u kurar.

Süveyş Kanalının alınması ve Nasır’ın çarpıcı bir şekilde yüzünü Sovyetlere çevirmesi üzerine Washington Arap Milliyetçilerine karşı Müslüman Kardeşler’i sınırsız bir şekilde desteklemeye karar verir.

Miles Copeland adlı bir üst düzey CIA yetkilisi, Cemaat içerisinde, Arap Dünyasında ABD’li rahip Billy Graham’ınkine eşdeğer bir rolü oynayabilecek bir şahsiyeti seçmekle –nafile- görevlendirilir.

Bu yetkinlikte bir vaizi, Mısırlı Yusuf el Karadavi’yi bulabilmek için 80’li yılları beklemek gerekecektir.

1961 yılında, Kardeşler bir başka gizli cemaatle, Nakşibendi tarikatıyla bağlantı kurar.

Tasavvuf ve siyasi girişimi birbirine karıştıran bir tür Müslüman masonluğu söz konusudur.

Hintli teorisyenlerinden biri olan Ebu el Hasan Ali en Nedvi, Kardeşler’in dergisinde bir makale yayınlar.

Tarikat birçok ülkede eskiden beri mevcuttur. Irak’ta, Büyük Üstat geleceğin Başkan Yardımcısı İzzet İbrahim el-Duri’den başkası değildir.

1982 yılında Müslüman Kardeşler’in Suriye’deki darbe girişimini, ardından Batılıların uçuşa yasak bölge kararından sonra ülkesine yeni bir kimlik vermek için Devlet Başkanı Saddam Hüseyin tarafından örgütlenen “imana geri dönüş kampanyasını” destekleyecektir.

Tarikat Türkiye’de daha karmaşık bir rol oynayacaktır. Sorumluları arasında Fethullah Gülen (Hizmet Hareketi kurucusu), Turgut Özal (1989-93) ve Adalet Partisi yetkilisi (1961) ve Milli Görüş’ün (1969) kurucusu Başbakan Necmettin Erbakan (1996-97) yer almaktadır.

Afganistan’da eski Devlet Başkanı Sibghatullah Müceddidi, tarikatın Büyük Üstadı olur.

Rusya’da tarikat, Osmanlı İmparatorluğunun yardımıyla, Kırım’ı, Özbekistan’ı, Çeçenistan’ı ve Dağıstan’ı 19.

yüzyılda Çarlığa karşı ayaklandırmıştı. SSCB’nin çöküşüne kadar, tarikatın bu kolundan pek ses çıkmayacaktır; aynı şekilde Çin’in Sincan bölgesinde de.

İslamcıların ilke olarak gizemciliğe ve tarikatlara karşı olmaları nedeniyle Kardeşler ve Nakşibendiler arasındaki yakınlık konusunda çok araştırma yapılmamıştır.

Dünya İslam Birliği’nin merkezi Suudi Arabistan’da idi.

2015 yılında bu kurumun bütçesi Suudi Savunma Bakanlığı bütçesine denkti.

(Dünyadaki bir numaralı silah ithalatçısı olan) Suudi Arabistan’ın satın aldığı silahlar, Birlik tarafından Müslüman Kardeşler’e ve Nakşibendilere ait örgütlere dağıtılırdı.

Devamı Gelecek…

Kaynak : voltairenet.org

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz