İran’dan Suriye SahilinePetrol Boru Hatları ..

Irak bu yıl 9 Temmuz’da Irak petrolünü Kerkük boru hatları kanalıyla Suriye kıyılarındaki Banyas limanına pompaladığını açıkladığından beri, Bağdat’ın Şam’la olan ilişkisini kestiği 1982’de çalışmayı kesen bu boru hattını yeniden başlatma projeleri olduğu açıkça görülüyor.

Anlaşmaların imzalanmasıyla sona eren Suriye-İran Ortak Yüksek Komitesinin bu yılın başlarında yaptığı toplantıdan bu yana harekete geçmek için, kararın üç ülke (Suriye, Irak ve İran) tarafından değerlendirileceğine şüphe yoktu. Bu nedenle, Irak petrolünün pompalanmasının geri dönüş ilanı İran’ı üç müttefik ülkenin terörizme karşı yürüttüğü ekonomik anlaşmaların dışında tutamazdı.

Ancak, boru hatlarının genişletilmesinin açıklanmasına neden olan, bölgenin özellikle İranlı tanker Grace 1, Adrian Daria 1’in ele geçirilmesinden ve ABD’nin İran’ı kara listeye dahil etmesinden sonra, bölgenin geçtiği aşamanın dakikliğinden kaynaklanıyordu.

Kerkük Banyas boru hattınınbir araya gelmeden önce 1000 kilometrelik boru hattı, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı engelleme girişimlerini baltalayacak ve Boğaz’ın tek petrol ihracat yolu olarak coğrafi önemini azaltacaktır.

Suriye üzerinden bir başka hat daha inşa edilecek ve kuzey Irak’taki Ninoveh Ovası’ndan Deyrezzor’a ve daha sonra Suriye kıyılarına geçecek. “Petrol ve enerji” boru hattı, 2013 yılında 10 milyar dolar değerinde finanse edilen eski bir projedir ve Irak’tan Suriye Zabadani oradan da Lübnan’a kadar uzanıyor.

Bu hattaki çalışmalar IŞİD’in el Cezire bölgesini işgali, Amerikalıların Tenef’teki üssü kurmaları ile kötü güvenlik koşulları sebebiyle durmuştur.

Bugün ise, İran petrol boru hatlarının Irak-Suriye boru hatlarıyla buluşması, Suriye, Irak ve İran’ın Suriye sahili kanalıyla Avrupa’ya petrol ihraç etmesi için bir fırsat sayılıyor.Üç kıtayı geçecek olan Trans-petrol boru hattı projesine yönelik tüm açıklamalar ve analizlere rağmenproje, bölgedeki hegemonya ile Amerikan hegemonyacılığı ve bu ülkelerde çıkartılan savaşlardan muzdarip üç komşu ülkenin gücünü garanti altına alacak.

Proje, özellikle ihracattan önce petrolün, IŞİD’in Homs ve el Cezire bölgesini işgal etmesiyle birlikte duranHoms ve Banyas rafinelerinde rafine edilmelerinden sonra ihraç edilecek olması, üç ülkenin petrol ve gaz endüstrisi alanındaki seçeneklerini genişletmesine olanak sağlayacak.

Öyle görünüyor ki, Suriye’nin acısını çektiği, ekonomisinin dengesizleşmesine sebep olan ve büyük bir bölümünü yıkıma uğratan savaş sona erecek ve diplomatik protokoller açısından bile ABD hegemonyasını tamamen baltalamış olacaktır.

Kaynak : el ahd – Abir Bessam’ın Kalemiyle

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*