Kilise, Şam’daki Avrupa Elçiliklerinin Yeniden Açılması Yolunda Geçiş Noktası

Şüphesiz Macar hükümeti Suriye ile yeniden diplomatik ilişkile kurmak için pratik adımlar atmaya başladı. Bu da, ilişkileri koparmaya devam etmek isteyen temel Avrupa Birliği üyelerini kızdırdı.

Belki de.İngiliz Financial Times, Brüksel ve Beyrut’taki diplomatik kaynaklardan, Macar makamlarının Şam’daki kapalı büyükelçiliğini yeniden açmak için adımlar attığı yönünde bir haber yayınladı.

Eğer bu adım gerçekleşirse, Avrupa Birliği’nde bir ülke ilk kez Suriye’deki kapalı büyükelçiliğini yeniden açmak için harekete geçmiş olacak.

Şam’da Avrupa Büyükelçiliklerinin yeninden açılması için birkaç girişim oldu ancak bu girişimler Washington ve Türkiye’nin reddine tosladı.!

Gerekçe ise, böyle bir adımın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a meşruiyet vereceği ve Suriye ekonomisinin öne doğru bir adıma atmasına yol açmasıdır.

Macaristan Dışişleri Bakanlığı bu haberi görmezden geldi ve hiçbiraçıklama yapmadı, bu yüzden de Brüksel resmi bir açıklama yapmak zorunda kaldı.

Açıklama (Frans Press’e göre) Macaristan Dışişleri Bakanlığı’ndan geldi; “Gelecek 2020 yılından itibaren Macaristan, zaman zaman insani yardım ve konsolosluk görevlerini takip etmek üzere Suriye’yi ziyaret edecek bir diplomat gönderecektir” dedi.

Avrupa’nın birkaç ülkesinde sağcıların yönetime gelmesiyle, Hıristiyanlığın savunucusu olarak sunan Macaristan Başbakanı (Viktor Orban) 2019’un başında Suriye’deki çeşitli Hıristiyan toplulukların üst düzey temsilcileriyle bir araya geldi.

Bunlardan biri de Suriyeli Hıristiyanların durumuna ışık tutan Papalık Büyükelçisi Piskopos Mario Zinavi idi. Budapeşte’den “açık hastaneler” olarak bilinen proje için,2017’nin ortalarında başlayan, din ve mezhep farkı tanımadan bağımsız olarak yoksul ve muhtaçlara ücretsiz tedavi hizmeti sunan, biri Şam’da diğeriyse Halep’teki iki hastane ile bir buçuk milyon avroluk yardım sağladı.

Hareket, bazı hatalarını düzeltmeye başlayan Vatikan’ın ve Suriye sahnesine tek bir gözle bakmakta olan Papa’nın açıklamalarıyla kutsanarak geldi.

Macaristan başbakanıAvrupalı eleştirilerden kaçınmak için, çoğunlukla Suriye kiliselerinin yardımına adadığı, Macaristan Yardımları adı altında özel bir yardım programı hazırladı.

Kendisi böylece Vatikan himayesinde Hristiyanlara yardım ediyor. Geçiş buradan başladı.. Şam’la ilişkilerin yeniden kurulmasına karşı çıkan Avrupalılar Orban’ı yardımlarını ikincil ve sadece birkaç milyon sunmakla yaptığı yardımlarını eleştirdiler.

Ancak Macaristan’ın küçük ekonomisi göz önüne alındığında, yardımın teröristlerin ve ayrılıkçıların silahlanmasına değil, gerçekten hastanelere gitmesi, Budapeşte’nin sağladığı bu yardımın değeri Washington’dan kat kat daha değerlidir.

Suriye artık bir öncelik değil ve Başkan Esad zafer kazandı: Avrupa’da meydana gelen gerçek budur.. Burada Berlin’de olanları okuduktan sonra, şu anda Berlin’de olanlara baktığımızda Almanya, Fransa ve İngiltere’nin Suriye’de olanlara yönelmediğini başka ülkelere doğru yöneldiklerini görüyoruz.

Suriye devleti yatırımlarını gerçekleştirmede doğuya doğru yöneldi. Berlin, Paris ve Londra “sevgiden” hiçbir şey elde edemeyecekler. Batınikaynaklar pastası yetişkinler arasında paylaşıldı. O halde neden bu ülkeler Şam ve Moskova eşiğinde beklemeye devam ediyor?

Pasta artığından başka hiçbir şey elde edemeyecekler. Suriye muhalefetine silahlandırma ve “insani yardım” olarak sarfettikleri malları da Allah kabul etsin! Suriye muhalefetine yapılan yardımlar tamamen durdurulacaktır. Mülteci ticareti de eski hale gelmiş, kaybedilmiş ve aptalca bir hareket halini almıştır.

Macaristan başlarsa, beraberinde birkaç Avrupa ülkesini de sürükleyecektir: Sağcı Jobbik Magyarországért Mozgalom’un (Macar parlamentosunda 26 sandalye temsili vardır) internet sayfasında: (Esad hükümetinin yanındayız. Esad hükümetinin durumu istikrara kavuşturacağını ve Suriye halkının hizmetinde devlet hizmetini sürdüreceğini umuyoruz). Yazısını yayınladı.

Bu, yalnızca söylemeye cesaret eden bir sağ partinin görüşü değil, bunu medyaya anlatmaktan korkan diğer Avrupalı ​​partilerin ve üst düzey yetkililerin de görüşüdür. Çek Cumhuriyeti, Şam ile bağlarını koparmamış tek ülkedir. Bu dönemde Alman konumunun yumuşaklığını çekingen ifadelerle verdiğini de görüyoruz.

Türkiye açısından ise, Şam’la ilişkilerin yeniden kazanılması görevini, muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisine, Erdoğan’ın partisiyle rol paylaşımı sürecinde vekalet etti.

Eğer Macaristan adımını atarsa, Şam’da Avrupa ve Avrupa dışı elçiliklerin yeniden açılması önündeki kapı sonuna kadar açılımış olacaktır.

2019’dan geriye kalanlar ile 2020’nin başlangıcında Şam, savaş yıllarının tozunu yabancı elçiliklerin duvarlarından süpürmek için epeyce restorasyon ve temizlikçi işçiye ihtiyaç duyacaktır.

Dr. Cemil M.Şahin. Firil Araştırmalar Merkezi.

 

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz