Yeni dünya şekilleniyor

yazan Thierry Meyssan

Bu, yüzyılda yalnızca bir ya da iki kez gerçekleşen bir andır. Yeni bir dünya düzeni doğmaktadır. Önceki tüm referanslar ortadan kaybolmaktadır. Yerin dibine sokulanlar zafer kazanırken, hükmedenler cehenneme gönderilmektedir. Yorumcuların en kısa zamanda söylemlerini değiştirmesi ve bunları tümden tersyüz etmesi gerekecektir, yoksa tarihin kasırgasına kapılacaklardır.Şubat 1943’te Sovyetlerin Nazi Reich’i karşısında kazandığı zafer, İkinci Dünya Savaşının kaderinin değişmesinin işaretini veriyordu. Olayların devamı kaçınılmazdı. Oysa bu yeni dünyanın doğuşu için İngiliz ve Amerikanların Normandiya çıkarmasını (Haziran 1944), Yalta Konferansı’nı (Şubat 1945), Şansölye Hitler’in intiharını (Şubat 1945) ve son olarak da Reich’in teslim olmasını (8 Mayıs 1945) beklememiz gerekti.

Bir yıl içerisinde (Haziran 1944-Mayıs 1945), Büyük Reich İmparatorluğu’nun yerini Sovyetler-ABD iki kutuplu dünyası almıştı. Hala dünyanın iki en büyük gücü olmayı sürdüren Birleşik Krallık ve Fransa, on iki yıl önce İmparatorluklarının sömürgelerini yitireceklerdi.

Bugün tanık olduğumuz işte tam da böylesi bir andır.Suriye topraklarının dörtte birinin kurtarılması, Rumsfeld-Ciprovsky’nin devlet yapılarını yok etme ve hizmet ettiği finansal kapitalizmin sona erme konusundaki stratejisinin başarısızlığının açık bir kanıtı.. Hayali dahi kurulamayacak olan şeyler gerçekleşmiştir. Dünyanın düzeni değişmiştir. Olayların devamı kaçınılmazdır.Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde büyük ilgiyle karşılanması, bundan böyle Rus kampına geçen Körfez güçlerinin dramatik U dönüşünü ortaya koymaktadır.Lübnan’da da kartların aynı şekilde yeniden karılması, mali kapitalizmin aynı politik başarısızlığını ortaya koymaktadır. Bir aydan beri artık hiç dolar bulunmayan, bankaların gişelerini kapattığı ve bankadan para çekme işlemlerinin sınırlandırıldığı dolarize edilmiş bir ülkede, eski düzenin devrilmesi sürecini durduracak olan yolsuzlukla mücadele gösterileri değildir.

İngiltere geri adım atarken, Fransa aniden tüm güvenilirliğini ve etkisini yitirdi, ABD ise, yeniden tek başına bir ekonomik büyük güç haline gelmek üzere, mali kapitalizmin hizmetinde «vazgeçilmez bir ülke», «dünyanın jandarması» olmayı terk etmektedir. Öte yandan Rusya, ilkeleri o günden beri NATO üyeleri tarafından ayaklar altına alınan, 1899’da Lahey’deki «Uluslararası Barış Konferansı»nı toplayarak yarattığı uluslararası hukuku taçlandırarak herkes tarafından «barıştırıcı» olarak kabul edilmektedir.

Neler olduğunu iyi anlamamız gerekir. Bir geçiş dönemine girmekteyiz. Lenin, 1916’da emperyalizmin iki Dünya Savaşı ve 1929 borsa krizi ile ortadan kaybolan kapitalizm şeklinin bir üst aşaması olduğunu söylüyordu. Bugün dünya, yalnızca süper zengin ülkelerin çıkarına tek tek ekonomileri yıkıma uğratan mali kapitalizmin dünyasıdır. Bir üst aşaması, bir yanda istikrarlı ve küreselleşmiş ülkeler, diğer yanda dünyanın devletlerden yoksun bırakılmış, sadece hammadde kaynakları olmaya indirgenmiş bölgeleri olmak üzere dünyanın ikiye bölünmesini öngörüyordu. ABD’de Başkan Trump tarafından olduğu kadar, Batı Avrupa’da Sarı Yelekliler ya da Levant’da Suriye tarafından da karşı çıkılan bu model gözlerimizin önünde can çekişmektedir.

  • Kaynak: (voltairenet.org)

 

 

اترك تعليق

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz