Avrupa, “Ülke Kucağına” Dönmek İstiyor.. Robert Fisk Batı İle Alay Ediyor

“Naram Sargon” Yazdı

Savaşların sona ermesinin göstergelerinden biri, itirafların ortaya çıkmasına izin vermektir..

Katliamlar ve iç savaşlar ülkesi dışında Suriye hakkında konuşmanın yasaklanması ardından, Suriye ile ilgili batı medyasında ve web sitelerinde yayılmasına izin verilen ılımlı makaleler ve objektif analizler görmeye başladık.

Suriye ve savaşıyla ilgili küçük ölçekli adil makaleleri okumak yıllarca imkansızdı.

Bu, savaşın en yoğun olduğunun bir göstergesiydi: Batı medya makinesinin değişim projesini ve Arap Baharı ve Kardeşler hareketlerini desteklediğini ve ardından medya organındaki herhangi bir çatlak veya kırılmadan hakikatin sızmasına olanak vermesi düşünülemez.

Gerçek, misk, kehribar ve gülün tadıdır, ne kadar küçük olursa olsun, yayılır, seyahat eder ve pis kokuların üstünü örter.

Bu nedenle, Batı medyasında ne kadar küçük olursa olsun Suriye hakkındaki gerçek materyallerin yayınlanmasını yasaklayan bir tabu vardı.

Savaş, yakın Suriye zaferiyle zuhur ettiğinde de Batı, bir sonraki aşamaya ikna edici bir uzlaşma ve hazırlık politikası başlattı.

Batı konumlandırma adımları da aşamalardan geçti.

Suriyeli devrimcilerin radiklleşmesi, barbarlığı ve İslamcılar tarafından içlerine sızılmaları itiraf etmeye başladı. Daha sonra Suriye hükümetinin görüşlerini aktarmasına izin verildi.

Sonrasında da Suriye hükümetinin görüşlerinin yayınlanmasına izin verildi.

Suriye hükumetinin gözetimi altındaşehirlerde normal hayattan söz edilmeye başlandı.

Bugün de Esad, Suriye cumhurbaşkanı ve lideri olarak anılmaya başlandı. Bu makaleler Batı kamuoyunu siyasi tutumlardaki bir değişime ve “vatanın kucağına” geri dönmenin, bu terimi muhalif ve tövbe edenlerin geri dönüşünün etkisini hafifletmek için icat eden Suriye savaşının terminolojisinden ödünç aldığımız bir metafor olarak hazırlamaktadır.

Tövbe ilan etme niyetinde olan Avrupa da, aynı vatan kucağına dönmek isteyenler gibi olacaktır.

Bazı ülkelerin Büyükelçilerinin geri dönüşünden söz ediliyor..

İngiliz The İndependent gazetesinde yayınlanan Robert Fisk imzalı, Suriye savaşındaki Avrupa tutumlarına yönelik biraz ısırgan alaycılık ve düşmanın acısına güldüğü makalede..

Avrupa’yı eleştiren makale, Fisk’in II. Dünya Savaşı’nı kazananının Vietnam Savaşı’nı kazanmadığını hatırlatıyor.

II. Dünya Savaşı’nda galip çıkan Fransa, Cezayir’den yenik çıktı. Aynı şey, aynı hataların ve beklentilerin tekrarlandığı Suriye savaşında da aynı durum yaşandı.

Fisk, “Rejimin gitmesi gerektiği ve Suriye savaş suçlularını kovuşturmamız gerektiği konusunda ısrar etmeye devam ediyoruz” dedi.

Fakat gerçek şu ki Esad bu savaşın molozundan ve kanlı akıntıları içerisinden galip çıktı. İronik olarak, Fisk Avrupalılara, sözde Özgür Suriye Ordusu ortaya çıktığında, İran’ı tek Arap müttefiki olan yani Suriye’den çıkaracak olan, tutumlarını hatırlatıyor.

Fisk, bu özgür ordunun, hızlı bir şekilde el-Nusra ve IŞİD’e dönüşmesi ardından hızlı bir şekilde korkunç bir ölüm makinesine nasıl dönüştüğü sorusunu soruyor.

Çünkü gerçek şu ki, darbe olmadı, ama şiddetli radikal güçler başından beri oradaydı ve 2012’nin başlarında Homs’ta ortaya çıkmıştı.

Okuyucu, Fisk’in; David Cameron’un Özgür Suriye Ordusu’nda 70.000 ılımlı savaşçının bulunduğunu söylediği zamanı hatırladığında kıkırdamasını, duyuyor gibi.

İçlerindeki ılımanların 7 bini geçmediğini ortaya çıkardım.. Bunlarla da Suriye ordusu, kendi saflarına geri dönmeleri ya da takas yapmaları, tutsak ve tutukluları takas etmeleri için, temas kurdu.

Bugün de, Türkiye’nin kuzey Suriye’yi işgalinde, Özgür Ordunun enkazının kalıntıları olsa da, Suriye Ulusal Ordusu terimini kullanıyoruz.

Seçilmemelerine ve ve içindeki hiçbir şeyin demokratik olmamasına rağmen Demokratik Suriye Güçleri terimini kullanıyoruz.

Fisk tekrarlıyor: İnkar, inkâr ve inkâr, Halep’te gördüğüm ve Nusra Cephesi’nin bıraktığı silah depolarının Bosna-Hersek’ten ve Suudililerde onlardan satın almıştı..

Bu ve bunun gibi yazılar, Batılı okuyucunun, Avrupa’nın hazır hale geldiğini ve Suriye’ye geri dönmek üzere olduğunu fark etmesine ve bildirmesine izin verilen fikirlerden bazılarıdır.

Çatışmanın bu turu da bizim lehimize sona erdi.

Avrupalılara düşen görev, 1980’lerde inatçılıkları sonrasında döndükleri gibi Şam’a geri dönmeleridir.

Suriye savaşında gerçekte ne olduğunu inkar etmenin bir anlamı yok.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*