GÖZLERİMİZİN ÖNÜNDE (22) Bölüm – Müslüman Kardeşler’in İlk Yenilgisi

( Thierry Meyssan ) Yazdı ..

Thierry Meyssan’ın “Gözlerimizin Önünde” kitabını yayınlamayı sürdürüyoruz.

Katar, yönetmeliklere açık ihlalle, Arap Birliğinin dönem başkanlığını Filistin Kurtuluş Örgütü’nden 400 milyon dolara satın alır.

Örgütün kurucu üyesi Suriye Arap Cumhuriyetinin üyeliğini askıya aldırır

Ardından, Sudan (hala Kardeşler tarafından yönetilen) başkanlığı altında sahada gözlemcilerin görevlendirilmesini önerir.

Sudan, eski istihbarat şefi ve eski Katar Büyükelçisi General “Muhammet Ahmet Mustafa el Dabi”yi görevlendirir.

Her üye devlet, tüm eğilimlerin temsil edilmesini sağlayacak şekilde gözlemciler gönderir.

Suriye Arap Cumhuriyeti, Arap Ligi’ne kapılarını açar ve görevli gözlemcilerin topraklarında konuşlanmasına izin verir.

İlk defa bir çoğulcu kurum sahaya gelir, bütün aktörlerle görüşür ve ülkenin her yerini ziyaret eder. Aslında tüm çatışma boyunca güvenilir olan tek yabancı kaynaktır bu.

General el Dabi’nin görevlendirilmesi tüm taraflarca oybirliğiyle olumlu karşılanır.

Söz konusu kişi Sudan ve Güney Sudan’ın bölünmesi müzakerelerini yürütmüş ve birçok Arap devleti tarafından Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilmiştir.

Buna rağmen, yayınlanan ilk raporlar okunduğunda, Sudanlıların niyetinin ayrıntılı bir rapor yazmak olmadığı ama özgün bir çoğulcu gözlem yürütmek olduğu anlaşılmaktadır.

Uluslararası medyalar birden ton değiştirir ve el Dabi’yi Darfur’da soykırım gerçekleştirmekle suçlar.

Bu göreve atanmasını onaylayanlar bu kez onu istifa etmeye zorlarlar.

Ancak General el Dabi direnir. Sonuç olarak, Suriye’de bir devrim olmadığını doğrulayan ara raporunu yayınlar.

Liderlik ettiği heyet de, şiddet eylemlerinin önemli oranda abartıldığını, ordunun kentlerden fiilen geri çekildiğini, baskıcı eylemlerin olmadığını, kurbanların genelde asker ve polis olduğunu, yetkililere adını verdiği 5 000’den fazla tutuklunun serbest bırakıldığı ve bunu talep eden yabancı medyaların olayları gizlemeyi başardığını teyit eder.

Bu rapor sınucunda küplere binen Katar, General el Dabi’yi geri çekmesi için Sudan’a 2 milyar dolar öder. Arap Birliği’nin yerine birini atamaması şartını koşar. Başsız kalan gözlemci heyet grubu, 2012 yılı başlarında çözülür.

Suriye Arap Cumhuriyetinin işin içinden sıyrıldığını gören Kardeşler bir İslam Emirliği kurmaya karar verirler.

Bunun için yapılan birçok girişimden sonra, kuşatma durumunda tedariki sağlamak için önceden tünellerin kazıldığı Homs’taki bir yeni mahalle olan (Baba Amro) seçilecektir.

Burada 2 000’i tekfirci olmak üzere 3 000 savaşçı bir araya getirilir. Bunlar Cemaat’in, Enver Sadat döneminde kurulan “Tekfir ve Hicret” adlı bir alt grubudur.

Derhal bir “Devrim Mahkemesi” kurup, 150’den fazla mahalle sakinini yargılayıp ölüme mahkum ettikten sonra halk önünde boğazlarını keserek infaz ederler.

Kırk’a yakın aile dışında tüm mahalle sakinleri kaçar.

( Devam Edecek… )

Kaynak : ( voltairenet.org )

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*