GÖZLERİMİZİN ÖNÜNDE (23). Bölüm – “Müslüman Kardeşler’in İlk Yenilgisi”

( Thierry Meyssan Yazdı .. )

Thierry Meyssan’ın “Gözlerimizin Önünde” kitabını yayınlamayı sürdürüyoruz.

Tekfirciler, Baba Amro mahallesinin tüm girişlerine, Fransız özel kuvvetlerinin sağladığı ağır silahlarla güçlendirdikleri kontrol noktaları kurarlar.

Birinci yılın terörist kampanyası, 2004’te Vahşetin Yönetimi’nde sunulan plana uygun olarak yerini bir mevzi savaşına bırakır.

Artık cihatçılar NATO’dan, ordusu 2005’ten beri ambargo altında olan Suriyelilere göre çok daha sofistike silahlar almaya başlarlar.

Bir sabah Suriye Arap Ordusu, savunması etkisiz hale getirilmiş Baba Amro semtine girer. Fransızlar, gazeteciler ve bazı liderler kaçmayı başarır ve birkaç gün sonra Lübnan’da ortaya çıkarlar.

Tekfirciler orduya teslim olur. Daha yeni başlayan savaş, tıpkı 2007’de Lübnan Ordusu Feth el İslam karşısında zafer kazandığında Lübnan’da yaşandığı gibi, sona eriyormuş gibi görünür.

Ama İslamcılar vazgeçmek niyetinde değildir.

NATO komutası altında Ürdün’de yeni bir operasyonun hazırlıkları yapılmaktadır. Bir devasa psikolojik harekat bağlamında Şam’a saldırılması öngörülmektedir.

Ama operasyon son dakikada iptal edilir. Baba Amro’da Fransa’nın terk ettiği İslamcılar, ABD’nin komutası altına girerler.

ABD, Rusya ile Ortadoğu’nun olası paylaşımını tartışmaktadır. 30 Haziran 2012’de Cenevre’de bir barış taahhüdü imzalanır.

Mısır’da “Arap Baharının” sonu: Mısır’da, kurulan yeni mecliste Müslüman Kardeşler çoğunluktadır.

Meclis, referandumda % 77 oy almasına rağmen yeni Anayasanın -meclisin seçilmesi için kaleme alınan- eski bir metnin hafifçe düzeltilerek tekrarlanmasından ibaret olduğunu düşünmektedir.

Dolayısıyla da Meclis bu kez 60’ı Müslüman Kardeşler’den oluşan 100 üyelik bir kurucu meclis oluşturur.

((Cumhurbaşkanı Mubarek Washington tarafından istifa etmek zorunda bırakılır bırakılmaz, Şeyh Yusuf El-Karadavi Katar’dan özel uçakla ülkesine döner. Prens Charles’ın başkanlığını yürüttüğü Oxford İslami Araştırmalar Merkezi yöneticisi ve El Cezire’nin ruhani danışmanı olan Karadavi, Şeriat üzerine haftalık bir program sunar.Tahrir Meydanında, demokrasiyi reddeder ve eşcinsellerin infaz edilmesini savunur)).

Kardeşler genç demokratların ordunun iktidarını yeniden tartışılır hale getirebileceklerinin altını çizer.

Cumhurbaşkanlığı seçimi kampanyaları, ülkenin Kuran aracılığıyla yenilenmesi çağrısı için fırsat olur.

Yusuf el Kardavi, eşcinsellerle mücadele edip imana gelmenin, Filistin halkının haklarının tanınması için İsrail’e karşı savaşmaktan daha önemli olduğu yolunda vaazlarda bulunur.

Çekimser Sünnilerin sayısı yüksek iken, Cemaat, 600 000 seçmenin oy kullanmaması için, Hıristiyan yerleşimlerinde seçimlerin yapılmasını engeller.

Bu arada, seçim sonuçlarına göre, Mübarek’in eski Başbakanı General Ahmet Şefik, 30 000 oyluk küçük bir farkla galip gelir.

Bunun üzerine Cemaat, 13 gün içerisinde ihvancı Muhammed Mursi’nin zaferini ilan etme kararı verdirtinceye kadar Seçim Kurulunu ve ailelerini tehdit eder.

Olan bitene göz yuman “uluslararası kamuoyu”, demokratik niteliğinden ötürü seçimleri kutlar.

( Devam Edecek… )

 Kaynak : ( voltairenet.org )

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*