İlk buzdağının başının itirafıdır .. Aslanın gözünde ne oldu ?? Amerika’nın ahlaksız saldırısı

Amerika’ya inananların Aynul Esad’la ilgili ilk açık itiraflarını okurken kanları damarlarında donacak, ağızlarını açacak ve güçlü bir yumrukla vurulan ve nakavt olmuş bir boksör gözü gibi zelil ve kırılmış olarak Aynul Esad’a faltaşı gözlerle bakarlarken salyaları akacak…

Birçoğu Amerika’nın Aynul Esad saldırısında kayıplarının sıfır olduğunu söylediklerine inandı.. Çünkü Amerika yenilmez..

Kışkırtılamaz, hakaret edilemez, küçük düşürülemez Amerika kendisi tüm dünyayı küçük düşürür. Her zamanki gibi birçok insan Amerika’nın propagandasının arkasında bir sürü gibi yürüdü..

Roketlerin çölde düştüğüne ve bazı sıçanları öldürdüğüne ya da bir beyin sarsıntısı geçirdiğine inanıyorlardı..

Ama Aynul Esad’da çıkan o muazzam ateşlerin hacmini görenler, aklın tüm bu patlamaların herhangi bir askere dokunmadığını ve kayıpların sıfır olduğunu kabul etmedi..

Haddi zatında bu darbe Amerikalıları küçük düşürmek için yeterliydi ama bu kafi değildi..

Sadece 11 askeri vuran bu beyin sarsıntıları raporlarından sonra.. ilk itiraflar Trump’ın kampı ve muhalifleri arasındaki savaş nedeniyle sızmaya başladı..

Böylece sayı 20 sonra 40 sonra 60’a kadar yükseldi.. Ta ki ilk ölü ortaya çıkana kadar.. vb.. Rakipler Trump’ın hayranlarıyla, taraftarlarıyla ve tüm Amerika’ya yalan söylerken yüzleşmesi gerektiğini keşfettiler.

Tıpkı Bill Clinton’ın Amerikan halkına yalan söylediği ve Bayan Lewinsky ile uygunsuz bir ilişkisi olmadığını söylediği ve ardından geri döndüğü ve onunla uygunsuz bir ilişkisi olduğunu itiraf ettiği gibi..

Trump aynı oyunu oynadı.. (İran’ın füzeleri Aynul Esad’da Amerika’nın ırzına geçmedi) dedi.. Ama kurbanların resimleri ortaya çıktıktan sonra..

Trump ortaya çıkarak: (İran, Aynul Esad’da Amerika’nın ırzına geçtiğini ve bekaretlerini orada kaybettiklerini kabul etti..

Umarım Amerika’nın söylediği her şeye inanan aptallar.. güçlü, kendine güvenen ve yeterli özgüvene sahip olan halklar, çözüm evraklarını % 99 elinde olduğunu gören halklar, Amerika’nın kırılgan olduğunu kabul edip bir ders almışlardır..

Enver Sedat’ın öne sürdüğü gibi Amerika’nın elinde değil.. Sedat ve emsallerinin inandıklarıyla İranlılar, Vietnamlılar, Suriyeliler ve Kasım Süleymani’nin öğrencileri olan direnişçi Lübnanlıların inandıkları arasında fark var..

Irzına geçilen Amerika değil, kuşkusuz Amerikan belgelerinin ve itiraflarının Arapları aldatmak için Amerika ve İran arasında bir oyun olduğunu, masa altında İsrail’in zaferi için müttefik olduklarını söyleyeceklerdir..

Yani İran’ın milini Amerikan sürmesinde görüyorlar. İnanmıyorlar.

Aptallıklarında ısrar ediyorlar.. Cehaletine dünyanın güldüğü ümmet..

( Not ) : Makale belgenin doğruluğuna veya yanlışlığına… ya da ölülerin sayısına değinmemektedir, bilakis beyin sarsıntılarıyla yaralanan sıfırla başlayan ve sonra beyin sarsıntısı geçiren 60 yaralıya varan itiraflara değinmektedir.. Sonrası… Bu buzdağının başı anlamına geliyor..

Yazan : “Naram Sargon”

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*