Bu Nedenlerle.. Suriye’ye Yönelik Ekonomik Baskılar Başarısızlığa Mahkumdur

– İki yıl önce Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, Suriye’deki askeri durum sakinleştiğinde ve Suriye’nin gelecekte karşı karşıya kalacağı krizleri ele aldığında, düşmanın ekonomik ve medya saldırıları ve bu iki önemli alanda hazır bulunma gereği konusunda uyardı. Bu uyarıların üzerinden iki yıl geçmesi ardından, bu nokta düşman her zamankinden daha belirgin hale geldi ve askeri savaş alanındaki yenilgisinden sonra medyayı (yumuşak savaş) ve ekonomik cepheleri kazanmayı en öncelikleri arasında koydu.

– Yaşam koşullarına yönelik bazı aralıklı protestoları şişirip ciddi öedya kanallarını ona doğru yoğunlaştırmak, Suriyeli yöneticiler arasında bazı aile meselelerini gündeme getirmek ve bunları politikleştirmeye ve güçlendirmeye çalışmak, keza Suriyeli müttefiklerin Suriye hükümetinin ortaya çıktığı bu koşullarda terk ettiği bu şüpheyi canlandırmaya çalışmak ve Amerikan “Sezar Yasası”nın Suriye’nin geleceğine etkilerini artırmak için çaba sarf etmek.

-Tüm bu eşgüdümlü, yoğun ve hedefli icraatlar aşağıdaki durumlarda gerçekleştirilir:

Birincisi: Suriye’nin müttefikleri ve sempatizanları halk ve hükumet olarak Suriye’yi desteklemekten asla vazgeçmeyeceklerdir. Bunun en güzel örneği de, (Korona virüsü salgınının zirvesinde bile) İranlı yetkililerin Şam’a sürekli ziyaretleri, bu ülkeye yönelik İran istişareleri yardımlarının pekiştirilmesi.

Aynı zamanda da Rus büyükelçisinin bu ülkeye Rusya Başkanı tarafından Suriye işlerinden doğrudan sorumlu yetkili olarak atanması.

Keza Rusya Dışişleri ve Savunma Bakanlarına iki ülke arasındaki ilişkileri pekiştirmek için bir görev verilmesi. İkincisi: “Sezar” yasası, eğer Suriye ekonomisi üzerinde potansiyel bir etki bırakacaksa, bu etkileri mevcut koşullarda bırakmıştır.

Bu yüzden gelecekte normal ekonomi üzerinde özel bir olayın gerçekleşmesini beklememeliyiz. Üçüncüsü: Rusya anayasasındaki yeni değişiklikler, bu ülkede Batılı yandaşların marjinalleşmesi ve ayrıca Kremlin’deki yetkililerin bu eğilimi sürdürme ısrarı göz önüne alındığında, Suriye dosyasının, Suriye’nin düşmanlarıyla pazarlık masasına koyulduğunun düşünülemez.

Buna ek olarak Suriye halkı yıllarca süren savaş ve ambargo yıllarında, geleceğini ve siyasi bağımsızlığını kendisini dış yardımdan koruyabilmesi için bir yetkinlik seviyesine ulaştığını kanıtladı.

-Yukarıda belirtilenler göz önüne alındığında, psikolojik ve ekonomik baskıların Suriye halkı ve hükümetinin kararlılığı ve iradesi üzerinde büyük bir etkisi olmayacağı açıktır, çünkü geçmişin de aksine, Suriye’de istikrarı zedelemede temel faktör olan silahlı muhalefetin aktifliğine umut bağlamamaktadır.

Aynı zamanda da Suriye halkı, dış ekonomik baskılara dayanıklılık ve savaşın geri dönüşü ile ülkesine yeni ve devam eden bir kriz arasında olduğu kanaatine varmıştır ki, şüphesiz bu ekonomik baskıyla mücadele ve direnmeyi seçecektir.

Kuşkusuzdur ki, mevcut koşullarda Suriye’ye karşı Siyonist saldırıların tırmandırılması, düşmanın Suriye halkına, askeri savaşlarla çakışan ekonomik baskıya odaklanmanın insanların bu ülkedeki yasal hükümete verdiği desteğin sonucu olduğunu söyleyecek.

Ancak, Suriye halkı İsrail varlığının Golan’ı işgal eden ilk düşmanı olduğuna ve bu işgal edilen düşmana gün geçtikçe nefretini artıracağına her zamankinden daha fazla inandığı da gayet net ve açıktır.

 Kaynak: (Al-Alam TV)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*