Nefes Kesilmesinden Kendini Uzaklaştırma Sanatı .. Ahlakın Çöküşü

Avrupa’nın Suriye’deki olayları kontrol etmede mülyonlarca gözü vardı..

Kulakları aynı fil kulağı gibi büyük yarasa gibi ses üstü ve ses altı sesleri duyan kulakları vardı..

Duyguları bile izleyen insanların düşüncelerini okur, gözyaşlarının resimlerini çeker, yerlerinde oluştukça gözyaşlarını görselleştirir, gözlerin rahimlerinden dönen bir fetüs haline gelir.

Avrupa bayrakları, mevcut ve var olmayan hapishanelere girerek bizi Saydnaya hapishanesinin odalarında detaylandırıyor, kaç fare olduğunu, kaç darağacının olduğunu ve duvarlarda ne yazıldığını biliyoruz.

Avrupa, Suriye savaşında solucanların ve çevrenin eziyetine dair gerçekleri araştırmak için muhabirler gönderiyordu.

Ancak Amerika olaylarında, Avrupa resmi web siteleri Amerika’da olanların dehşeti karşısında şok ve felç oldu.

Şok, sabahları  Suriye çölünde bir eşeğin ya da Houran ovasında bir dişi koyunun melemesi üzerine uyanan ünlü web sitelerinin dili tutuldu.

Başta Filistin olmak üzere tüm dünyada insanların acısını ihmal ediyor.

Bugün ise, bize Suriyeli kanı ve gözyaşları ile bir fincan kahve sunan ünlü Avrupa sitelerini açıyoruz. Bu siteler programlarını olanlar sanki ilgilendirmiyormuş gibi sunuyor.

Çünkü ilgi hacmi sınırlı ayrıntıların içine girmek ise hamasetli görünmüyor.

Hatta bir süreliğine Başkan Michel Süleyman’ın Avrupalılara “kendini mesafelendirme” temelli bir ders verdiğini ve onlara eşsiz bir profesör gibi konferans verdiğini zannettim..

Avrupa siteleri, trafik kazalarını ve yıldız haberlerini iletmeleri dışında Amerikan haberlerinden neredeyse yoksundur.

Garip olan şey, Amerika’nın yanması esnasında Avrupa medyası sanki Sarhan Abdul Basir gibi davranmasıydı.

Zavallı, alay edilen ve hor görülen miskin bir medya..

Ancak bu deneyim bize Avrupa’nın Amerika’ya bağımlılığında Lübnan’ın Fransa’ya bağımlılığından çok farklı olmadığını öğretti. Avrupa sessiz, kör ve Sarhan Abdul Basir olunca ..

Avrupa ahlaki üstünlüğünün düğümünün sadece bir kabarcık ve bir efsane olduğunu bilmeliyiz..

Etik, insanların eşit olmasını ve (Kunta Kinte)’ye acı duyduğunu, herhangi bir Filistinli çocuğun ve Avrupa’nın özgürlüğün doğuşu olarak tasvir ettiği işkenceden geçen herhangi bir Suriye vatandaşı için acıyla aynı olmasını gerektiriyor..

Avrupa, ahlaki olarak çoktan çöktü, çünkü Amerika II.Dünya Savaşı sırasında askeri ayakkabılarıyla girip sonra kendi bahçesine bağladı ve ona karşı aynı Ebu Bekir El Bağdadi’ye yaptığını gibi davrandı.

Amerika da o günden beri Avrupa’dan ayrılmadı.

Amerikan askeri ayakkabısı, Avrupa’nın haysiyetini, siyasi ve medya bağımsızlığını ezdi, bağımsızlığını kaybeden, sesini kaybetti ve ahlaki olarak çöktü.

Avrupa’daki ahlaki çöküş, Avrupa’nın Suriye savaşında ortaya çıkan küçük ve büyük herşeyde bağımlı olmasıydı.

Öyle ki orada hem Amerika hem de gölgesi Avrupa vardı.

Amerika’nın sesi de, Avrupa’nın sesi olan yankı da oradaydı.

Avrupa, ulusal ve ahlaki krizinde Araplardan çok farklı değildi. Politik olarak çökmüş ahlaki olarak da bozulmuştu.

Kişilik olana güven olamaz ve bir köpek gibi havlamaya veya sessizliğe bürünmeye zorlanır zorlanır.

Naram (Sargon Yazdı)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*